Annemin nöroloji ilaçlarının raporu bitmişti, hem de doktoruna senelik kontrole gitmemiz gerekiyordu. Kardeşim öğlene doğru geldi, annemle beni aldı, fazla uzak olmayan hastaneye gittik.
Doktorun bizden önceki hastasının çıkması biraz uzun sürdü, annem bir kaç kez içeride hasta var mı, doktor yerinde mi sorularını sordu.
Dikkatimi çekiyor, annemin sabrı giderek azalıyor ki eskiden sabır taşı oluşuyla övünürdü.
Mesela bugün başka bir durum da şöyleydi, kardeşim arabayı park edip gelene dek fazladan beş dakika geçti, nerede kaldı, ara bakalım deyiverdi.
Neyse, muayene tamamlandı, rapor yazıldı, ödememizi yaptık ve güneşli havada kendimizi bostancı yollarına attık.
Annem Malatya pazarından bir şeyler istiyordu, kardeşim hazır araba varken önce sahile inelim, bir nefeslenirsin, çay içeriz, dönüşte alışveriş yaparız dedi.
Suadiye Beltur'da otoparkta annemin az yürüyeceği bir noktada arabadan indik, oturmak için uygun bir masa aradık.
Hava biraz esintili geldi anneme, içeride deniz gören bir cam kenarı masada oturduk.
Annem çay içti, yarım tost yedi, biz iki kardeş kahve içtik.
Dönüşte alışverişimizi yaptık, evlere dağıldık.
Bugün Suadiye Beltur'dan adalar böyle görünüyordu, havada bahar rengi var sanki...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!