19 Eylül 2026 Cumartesi

19 Eylül Cumartesi


Bol güneşli, bol rüzgârlı, eğlencesi de bol bir gündü.
Eğlence gerçek, akşamüstü kumsalda genç bir çiftin nikah töreni vardı. Plaj ahalisi denize girer, güneşlenirken sahile kurulu bir mini platform çiçeklerle süslendi, önüne sandalyeler dizildi. 
Davetliler şık şıkırdım giyinmiş halde geldiler, sandalyelere oturdular, nikah memuru geldi, nikah kıyıldı, balonlar havaya uçuruldu, fotoğraflar çekildi ve  çiftimiz muradlarına ererken  olayın gözlemcisi olan bizler kerevetine çıkmadık ama denize girdik.
Bundan keyifli eğlence olur mu?

18 Eylül 2026 Cuma

18 Eylül Cuma

Bugün  hava düne göre daha ılıktı, dünkü bulutlar yumuşak esen poyrazla dağılmış gitmişti.
Öğlende iki arkadaşımız geldi, birlikte deniz sefası yaptık. Akşamüstü başka iki arkadaşımız daha geldi, hep birlikte çay sefası yaptık.
Ehh, daha ne istenir Eylül denizinden.

17 Eylül 2026 Perşembe

17 Eylül Perşembe


Bugün bol yağmur bekleniyordu, karşımızda Datça yarımadası yağmurdan bol nasiplendi, oysa bize öğleden sonra yarım saat ince ince yağdı.
Biz de denize girdik çıktık, girdik çıktık, talihimiz için poseydona teşekkür ettik. 
Sonra da güneş batana dek sahilde oturduk.

16 Eylül 2026 Çarşamba

16 Eylül Çarşamba

Bugün hava sabahberi kapalı, durgun ve ılık.
Yağmur geliyor haberini alınca,  ilk düşünce deniz sefası yalan mı oldu idi. Olmamış. Deniz  çok güzeldi, kadife örtü hissi veriyordu.


İki ayrı kare ile çektiğim fotoğrafları bitleştirince, akşamüstü denize baktığımız açıdan karşıdaki yağmur bulutları  böyle gözüküyordu.
Solda Datça yarımadası üzerinde başlayıp, bize doğru Yalıçiftlik üzerine gelen yağmur bulutu, sağda uzakta Kos adası üzerindeki yağmurun görüntüsü.
İstanbul'da böyle geniş ufukla denize bakmak o kadar ender yapabildiğimiz bir eylem ki bugün burada bulutlara karşı oturmak şenlik gibiydi.

15 Eylül 2026 Salı

15 Eylül Salı


Bu sayfaya geldiyseniz, göreceğiniz ve okuyacağınız üzere, gayet istikrarlı bir şekilde "bir süre yazmayacağım" sözümün arkasında durmuyorum. 
Amann, zaten üç beş kişi okurdu, varsın şimdi de iki üç kişi okusun.  Neyse, konu o değil aslında.

Bugün rüzgar öğleden itibaren esti savurdu, nihayet akşamüstü lök gibi bulutları tepemize getirdi. Olsun. Sabah denize girmiştim, yani karpuz mevsimi biterken kabuğu suya düşmüş oldu.
Öğleden sonra denizin içi dışarıdan ılıktı, sudan çıkınca rüzgâr üşütüyordu.
Yarına bir ihtimal yağmur varmış, bakalım artık, hayırlısı.

Unutmuştum yazayım, fotoğraf akşamüstüne doğru rüzgârın nimetinden yararlanan bir grup sörfçü, kitecı ve yelkenliden yakalayabildiğim bir grubu gösteriyor.
Denizin üstünde öyle hızlı idiler ki...

14 Eylül 2026 Pazartesi

14 Eylül Pazartesi

Ilgınların altında denize karşı oturduk,
Ayın ılgınların arasından doğuşunu seyrettik,
Merhaba sarı yaz,
Merhaba Gökova körfezi,


13 Eylül 2026 Pazar

13 Eylül Pazar

Yazdığım yazılar 4 gündür blog listelerinde gözükmüyorken inatla yazmaya devam etmek saçma oluyor.

Bugün bir arkadaşımız sevgili kızının bu sene girdiği üniversitede yerleştiği yurt odasının videosunu göndermişti, gayet hoş ve konforluydu, gruptaki hepimiz çok sevindik.
Kızımın on sene önce bu vakitler ODTÜ yurdunda yerleştiği oda aklıma geldi, bizimki minnacıktı. Amannn, öyle ya da böyle geçiyor zaman.

Şimdi ilk paragrafa bağlanıyorum tekrar. Bu olumsuz  blog koşulları sıkıcı oldu. Bir süre yazmayacağım, bakalım bu arada neler olacak ya da düzelme olacak mı?
Görüşmek dileğiyle...
Sevgiler.

On sene öncesinden, Ankara'ya sonbahar gelmeye niyetlenmiş...