25 Ağustos 2026 Salı

25 Ağustos Salı

 Ağustos'un son haftası sıcak geçiyor, nem fazla sanırım ve geçen haftalar kadar bol esinti yok.

Sabah kızım işine gittikten sonra egzersizimi yaptım, evdeki işleri düzene koydum ve annemin istediği bir iki alışveriş için mahallemizin butik AVM'sine yollandım.

Önce kendime bir kahve ısmarladım. Ortamda hafta içi olmasının ve sabah ile öğle arasındaki saatlerde olmanın tenhalığı vardı. 

Alış verişleri yapıp eve doğru yola çıkmışken Şulemden mesaj geldi, dün yazı yazmamışsın, bir sorun yok değil mi, diyordu.
Tembellik ettiğimi itiraf ettim, kısaca haberleştik ve insanın merak edilmesinin ne hoş bir duygu olduğunu düşünerek yürümeye devam ettim.



Kahve içtiğim yerdeki teraslardan birisi boş gözüküyordu, diğerinde bir kaç kişi vardı.
İçerideki masaların her birinde de neredeyse birer kişi oturuyordu. 

24 Ağustos Pazartesi

 Bu sabah Nurşenciğimin üç sene önceki Eskişehir yolculuğumuzu anan nostaljik mesajı sonrası yazışırken, evrene "duy sesimizi  buluştur bizi" diyerek güne başladık.

Devam eden saatlerde kardeşim anneme ziyarete geldi, derken akşam yemeğini yaptım ve saat 7'ye doğru televizyonun başına kuruldum. Voleybol Kadın Milli takımımızın Slovenya maçını seyrettim.
O esnada gün boyunca evden çalışmış olan kızımla akşam yemeğimizi yedik.

Maç sonrası anneme çıktım ve bugünün yazısını yazmamış oldum. Sabah yazarım diyordum, reçel kaynattım, evin günlük işleri derken öğleni bulduk.
Şimdi ben hile yapacağım, bugün yazdığım yazıyı dünün tarihiyle yayınlayacağım. Bugünün yazısı da akşama doğru çıkar, blogger akışta gösterirse...



24 Ağustos 2023 tarihli Eskişehir gezimizden anı, Cam Müzesi avlusundan...
O günün yazısının linki burada, okumak isterseniz. 

23 Ağustos 2026 Pazar

23 Ağustos Pazar

 Voleybolda Avrupa Kupası maçları başladı, kızları seyrederken günümüze renk geliyor, yeniden.

Bir kaç gündür bir Avustralya dizisi izliyordum, bugün ilk sezonu bitti, şimdilik devamı yok ama gelir bence, öyle bir noktada kesildi.

Maç seyrederken Kontes kucağıma kuruluyor ve uyukluyor, bugün bir ara sıcak bastı, kucağımdan alıp pufa koyayım dedim, kızdı ve bacağıma pati attı. Çocuk kısmı hep aynı, keyfine dokunmayacaksın.

Bugün bir de durduk yere sağ dizim ağrıdı, halbuki egzersiz yaparken onu da çalıştırıyorum. Nedir derdi anlamadım.



Kahvaltıda yumurtanızı nasıl seversiniz?
Benim günüme göre değişiyor, bazen haşlanmış, bazen tavada göz.
Çocukluğumda en sevdiğim, yumuşak kıvamlı bir kayısıyı kaseye koyup, içine çıtır ekmek doğrayıp biraz tuz karabiber ekmek ve biraz zeytinyağı damlatıp yemekti.

22 Ağustos 2026 Cumartesi

22 Ağustos Cumartesi

 Dünkü yazım yine akışta gözükmüyor, kim neyi beğenmedi acaba? Bu işin sırrını bir çözsem, meraktayım.

Çözmek, anlamak demişken bugün Şulem numerolojiyle ilgili bir takım bilgiler gönderdi, bak yine denk düştü, benim naturamda var bu merak hali. 
Bir de insanların söylediklerinden çok söylemediklerini fark eder kısmı var, okurken gülümsetti beni.

Bugün ev günüydü, biraz ev süpürdüm, biraz sebze ayıkladım, biraz yemek yaptım, çocuklarla kısa kısa haberleştik, derken  akşamüstüne döndük.

İki gündür rutubet çoğaldı, hareket halinde olunca terleme kaçınılmaz oluyor. Neyse, yazın çoğunu geçirdik, bundan sonrası sarı yaz artık.



Sevdiğim yz yemeklerinden biber dolması,
Çocukken dolma içi artsın da tencerenin dibini sıyırayım diye annemin başında beklerdim.
Bugün iç hazırlarken biber başına bir yemek kaşığı ölçüsünü kullandım ve tam gelince hatırladım o çocukluk günlerini.

21 Ağustos 2026 Cuma

21 Ağustos Cuma


Koltukta kucağımda uyuyan Kontes hanım,  ben voleybol maçı seyrederken kıpırdanınca koltuğun kolçağına doğru kaydı.
Yine de hiç istifini bozmadı, orada öylece duruyor. 
Halinden memnun galiba.


20 Ağustos 2026 Perşembe

20 Ağustos Perşembe

Geçen gün gidemediğim diş hekimi randevusuna bugün gittim. Biraz bakım ve temizlik yapıldı, bazı önerileri uyguladıktan ve kontrol için çektirilecek bir röntgen incelendikten sonra hekimimiz durumu tekrar değerlendirecek. 

Bugün Mecidiyeköy yollarında ve meydanında güneşin ısısını emen taşın, betonun verdiği rahatsızlıkla çok değil kırk sene öncesini düşündüm. 
Bir zamanlar dutluktu hallerine yetişemediğim Mecidiyeköy o vakitler de kalabalık ve binası çok bir yerdi. Ancak, artık sadece beton ve asfalttan oluşan bir kale hissi veriyor ve özellikle yoğun trafiğin gürültüsünün de eklenmesiyle çok rahatsız edici bir yer halinde hissediliyor.
Bu gelişme hakkında ne desem boş, her şey adım adım ilerledi...



Dönüşte Beşiktaş'tan Kadıköy'e geçmeyi tercih ettim.
Motor hareket edene kadar üst güverteden Beşiktaş iskelesini seyrettim.
Eski iskeleler ne güzel yapılmış zamanında, keşke o gelenek devam etseydi.

19 Ağustos 2026 Çarşamba

19 Ağustos Çarşamba

 Sabah erken saatte kuzenimden mesaj geldi, bizim sıcak su borusundan su sızıyor, senin evden mi geliyor acaba?  İki hafta önce tamiri yapılan bizim boruya baktık, sağlam duruyor. Meğer onların boru da aynı yerden çatlamış, sızdırıyormuş, ama önünde dolap olduğu için görememişler. Önce dolabı çekip bakıp sonra bana sorsalar ya!?

Öğlenden itibaren giden gelen yolcu takibindeydim; önce kardeşim ve eniştem İstanbul'a geldi, sonra tatilin son günü maalesef mide barsak enfeksiyonu geçiren  yeğenim halsiz mecalsiz halde evine uçtu. O sırada eski komşum E.cığım geldi, nezaket göstermiş yedek anahtarını elden vermek istemiş. Önce kahve içtik, sohbet ettik, sonra yemek yedik, eve baktık ve arkasından su dökerek E.cığımı da evine yolcu ettim.

Akşamüstü kedilerin davranışlarını anlatan Kedilerin Aklından Neler Geçiyor isimli bir saat uzunluğundaki belgeseli izledim, eğlenceliydi.
Bir diğer belgeselde Afganistan'da mülteci kampında yaşayan genç bir adam üzerinden hayatın akışı ve zorlukları anlatılıyordu. Kısa ama etkileyiciydi.



Fotoğraf dünden, motor Kabataş iskelesinden ayrıldıktan sonra geriye sahile bakış.