yolculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yolculuk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ağustos 2026 Pazar

30 Ağustos Pazar


İznik gölü kıyısına gittik,
Göl çook çekilmişti, iskele eskiye ait tarihi anıt gibi duruyordu.
Ama anılar yerli yerinde, dostluklar, yakınlıklar paha biçilmez değerde.
Yol giderken kısacık, dönerken uzun mu uzun geldi, sabah trafiksiz olan aynı yol akşam deli trafikle şişip sıkışmış uzamıştı.
Neyse ki dolunay sonrası küçülen ay sarı sarı yükseldi ve yolumuzu aydınlattı.
Sabah yolumuzda leylek görmüştük, dönüşte aydede ile pastoral resmi tamamladık.
Anılara güzel bir gün daha ekledik, çok şükür.

25 Ağustos 2026 Salı

24 Ağustos Pazartesi

 Bu sabah Nurşenciğimin üç sene önceki Eskişehir yolculuğumuzu anan nostaljik mesajı sonrası yazışırken, evrene "duy sesimizi  buluştur bizi" diyerek güne başladık.

Devam eden saatlerde kardeşim anneme ziyarete geldi, derken akşam yemeğini yaptım ve saat 7'ye doğru televizyonun başına kuruldum. Voleybol Kadın Milli takımımızın Slovenya maçını seyrettim.
O esnada gün boyunca evden çalışmış olan kızımla akşam yemeğimizi yedik.

Maç sonrası anneme çıktım ve bugünün yazısını yazmamış oldum. Sabah yazarım diyordum, reçel kaynattım, evin günlük işleri derken öğleni bulduk.
Şimdi ben hile yapacağım, bugün yazdığım yazıyı dünün tarihiyle yayınlayacağım. Bugünün yazısı da akşama doğru çıkar, blogger akışta gösterirse...



24 Ağustos 2023 tarihli Eskişehir gezimizden anı, Cam Müzesi avlusundan...
O günün yazısının linki burada, okumak isterseniz. 

26 Haziran 2026 Cuma

26 Haziran Cuma

Bugün dünyada herkesi ilgilendirecek bir dolu iyi, kötü, saçma, komik, üzücü, mutluluk verici olay oldu, olmuştur, haliyle; dünyamızın bir günüydü zira...

Benim için daha doğrusu bu blogun bu sayfası için olan ise bu satırların 2000. yazıyı oluşturması, yazıyla ikibininci diye ekleyeyim, belki daha etkili bir ifade ediş olur.

Günün diğer hoş notu, sevgili eski komşum E.cığımın kısa bir ziyaret için İstanbul'a gelmiş olması ve bana  uğraması, oturup sohbet etmemiz. Gerçi ben uyuz bir ev sahibi olduğum için kahve sohbetine gelmiş misafire kiraz ikram etmek gibi bir işe kalkıştım, ama maksat sohbet olunca ha kiraz ha kahve diyoruz, artık.

Bitirmeden önce son  not, bugün ben çok terliyorum. Hava rutubetli o nedenle mi, yoksa bugün saçımı boyattım, boyanın etkisi mi, anlamadım. Mutlaka bir bahane bulacağım, değil mi?



İki sene önce bu sıralar Prag'a gitmişim, geçmiş zaman olur ki...

16 Mayıs 2026 Cumartesi

16 Mayıs Cumartesi

Dün akşam uçaktan indikten sonra, kürkçü dükkanına döndüm yazmıştım ya, dönen bedendi sadece ruhum da aklımda Ege'de kaldı. 
Bu günün çoğu zamanını orada olsam, o an ne yapıyor olacağımı düşünerek geçirdim. 
Ama düşüncelere ne bakıyorsunuz, zihnim Ege'de iken,  bedenim tüm gün çamaşır yıkamakta, eve adapte olmaya çalışmakta, eksikleri tamamlamak için alışveriş yapmaktaydı.

Dün akşamüstü ise  uçakta pencere kenarındaki koltuğumda, o sırada nerenin üstünden geçtiğimizi anlamak için başımı cama yapıştırmıştım.
Bodrum Milas Havalanı'ndan kalktıktan sonra Güllük Körfezi ve Bafa Gölü üzerinden yükselerek, İç Ege üzerinden hızlıca İznik gölü üzerine geldiğimizde kaptanımız "az sonra alçalıyoruz" anonsunu yapmıştı bile ve eklemişti "Sabiha Gökçen'deki trafik yoğunluğuna göre vaktinde inebiliriz". 
Anlaşılan alanda yoğun trafik vardı ki önce İzmit körfezinin üzerinden  sonra Adapazarı, Sapanca gölü üzerinden geçtik, uzunca süre altımızdaki Bolu dağlarını seyrettik, (yemyeşildi, içim titredi) sonra Karadeniz'e çıktık, deniz üstünde büyükçe bir daire çizerek yeniden karaya ulaştık, alçaldık ve alanın yeni pistine indik. 

Uzun zamandır böylesine yeryüzünü seyrederek yolculuk yapmamıştım. Şimdilerde uçaklar, kısa zamanda hızla yükseliyor ve iniş oldukça kısa sürüyor, çoğunlukla bulutlarla kaplı gökyüzünden  dolayı aşağısı gözükmüyor bile. Bu defaki pek tadı damağımda kalan bir yolculuk oldu. 



Şimdi begonvilin tam zamanı, sadece çiçekler ve yeşil yapraklar var, kuruyan sararan  dökülen yok.
Işıkları yansıtıyor adeta.

15 Mayıs 2026 Cuma

15 Mayıs Cuma


Bir Bodrum yarımadası gezmesi daha bitti, kürkçü dükkanına döndüm.
Yenileri nasip olsun, keyifle geçsin günler yeniden.

14 Mayıs 2026 Perşembe

14 Mayıs Perşembe

Konuşması muhabbeti, lafı sözü bol bir gün oldu. 
Arkadaşlarımız ziyarete geldi, çay kahve içtik, börek yedik. Akşamüstü rüzgâra aldırmadan sahilde yürüdük ve sonra oturduk balık yedik.
Hasılı yüzümüzün güldüğü bir gün oldu, çok şükür.



Türkbükü manzarası bugün böyleydi.

13 Mayıs 2026 Çarşamba

13 Mayıs Çarşamba

Karpuz kabuğunu denize düşürme çabamız bugünlük yarım kaldı. 
Kum üstümde oturdum, güneşlendim, ayağımı denize soktum, denize kenarında yürüdüm ve fakat rüzgar serince esince, bulutlar gökyüzünü kapayınca denize bütün bütün girmeye cesaret edemedim.



İşte size hikayemin ispatı, bulutlanmış Türbükü koyu...

12 Mayıs 2026 Salı

12 Mayıs Salı

Bugün istikameti Türkbükü'ne çevirdim, Bayan E.'nin davetine icabet ettim.
Akşam ceketlerimizi giydik, deniz kenarında meze, balık yemeğe, sohbet etmeye oturduk.
Gülmeden geçen günü yaşanmamış sayarım diyenin kulaklarını çınlattık.



Jakaranda ağacı bir kaç gün içinde çiçekle doldu.

11 Mayıs 2026 Pazartesi

11 Mayıs Pazartesi

Yakından geçen yoldan gelen araç seslerine rağmen sabah saat 9'u geçerek ancak uyandım. 
Dünkü bol bol deniz kenarında yürümenin verdiği oksijen çarpmasından olsa gerek akşam oturduğum yerde kitap okurken uyuklamaya başlamıştım. Erken yattım ve uykum kaçtı gitti, sonrasında epey geç uyudum.

Öğlene doğru mahalledeki inşaatları teftiş yürüyüşüne çıkmıştım. Yanımızdaki sitede evi olan bir arkadaşımızı aradım, nasılsa henüz gelmemişlerdir diye düşünmüştüm, sizin evin önünden geçiyorum diyecektim. Meğer bahçeye bakmaları gerekiyormuş ve dün gelmişler. Ö.ciğim dedi ki temizlik yapıyordum, tam da kahve molası verecektim, haydi gel. Böylece tatlı bir kahve sohbeti yaptık, sonra ben yürüyüşe Ö.ciğim temizlik işlerine geri döndük.



Bu zarif çiçeklerin adı polygala imiş, hafifçecik kokusu da var.

10 Mayıs 2026 Pazar

10 Mayıs Pazar


Sabah kahvaltısını takiben önce anneler günü tebrikatlarimızı yaptık. 
Ardından N.ciğim geldi, birlikte Gümüşlük gittik sahil boyunca bir aşağı bir yukarı yürüdük, sonra neredeyse denizin üstünde oturduk, yorgunluk kahvelerimizi içtik.
Öğleden sonra hedefte Yalıkavak vardı, marinada ve çarşıda turladık, seyir bakındık, pizza paylaştık ve dönüş yoluna geçtik.


9 Mayıs 2026 Cumartesi

9 Mayıs Cumartesi

Bugün geleneksel Zai günüydü.
Henüz sergi salonu açılmamıştı ancak  bahçeden bahar coşkusu taşıyordu.
Kütüphane harikaydı ve Ms. Melty  ve ben birer kitap alarak bahçe keyfini tamamladık.

Sonra merkezde küçük bir meyhanede oturduk, mezelerimizin tadını rakı ile buluşturduk.


Jakarandalar açmaya başladı, hem de bir günde.
Bu sabah uyandığımda gördüm ilk açmış ağacı.
Bir kaç güne daha canlı bir fotoğraf çekebilirim, umarım.

8 Mayıs 2026 Cuma

8 Mayıs Cuma


Bugün havamız bulutlu ve hatta az çisentiliydi.
Arkadaşım N.ciğimle bahçesinde çilek fidelerini diktik, Kos adası manzarası eşliğinde sohbet ettik.
Akşamüstü yamaçlardaki katırtırnaklarını seyrederek uzun uzun yürüdük, bu günün keyfi tamamlandı.

7 Mayıs 2026 Perşembe

7 Mayıs Perşembe


Bugünkü ılgın gölgesinden bakılan deniz manzaramızı Turgut Reis'e doğru sahil yolundan yürürken gözledim.
Rüzgar çok daha sakindi ve sahildeki otellerde öğlen saatlerinde güneşlenen ve denize girenler çoğalmıştı.
Yine de mekanların sezon hazırlıkları bir yandan sürüyor ve inşaatlar henüz bitmemiş.

6 Mayıs 2026 Çarşamba

6 Mayıs Çarşamba


Sabah sahile yürürken gördüğüm ilk gelincik.
Öğlende merkezde (Bodrum merkezine kısaca merkez deniyor) Ms. Melty ile buluşmak üzere Dereköy minibüsü ile giderken yol boyu binlerce gelincik ve yamaçlarda binlerce katırtırnağı gördüm. Sanki hepsi hep birlikte bir gecede açmış gibiydi ki Hıdırellez olduğunu düşünürsek, öyle olmuş olmalı.



Marina Cafedeki sergiyi gezdik, çok matrak Meltyciğim buradaki sergi mekanını ilk kez gördü. İstanbul'dan gelip yıllardır Bodrum'da oturan arkadaşıma yer göstermek hoş oldu doğrusu.


5 Mayıs 2026 Salı

5 Mayıs Salı

Yeniden sevdiğim coğrafyada bulunma sevincini yaşayamadan 30 küsür senedir tanıdık olan mekanda başlayan sevimsiz bir inşaat nedeniyle sahildeki sosyal tesislerin tarûmar edilmiş olduğunu görmenin hüznü; işte günün özeti.
Rant hırsı, toprağın doyuramadığı gözler, şaklaban insanlar...



Ahh, şu ılgının bir dili olsa da bunca zamanda bu sahilde neler nasıl değişti anlatsa.
Bir dinleyen bulunur mu dersiniz?

21 Nisan 2026 Salı

21 Nisan Salı

Kürkçü dükkanına döndüm. 
Ayağımı sürümüş olmalıyım.
Gittiğimde Hamburg 20 dereceden 10 dereceye duşmüştü, bugün de dönüşümde İstanbul 20 dereceden 10 dereceye düştü.




Hamburg laleleriyle üç dört günlük hasret giderme molasına noktayı koyalım, madem.

20 Nisan 2026 Pazartesi

20 Nisan Pazartesi

Bugüne yağmur sesiyle başladık. Hava karanlık, hava 4 derece ve rüzgar nedeniyle 1 derece hissediliyor.
Çocuklar diyor ki tipik Hamburg işte. Onlar bir sene yasadiktan sonra sehrin  havasına alışmaya-degilsede de kabullenmeye- başladı. Oysa benim değil böyle bir kabulüm, havanın 20 dereceden bu şekilde dönüşmesine hazırlığım bile yok, baharlık giyinmiş gelmişim, hava kış oldu.

Neyse, olana çare yok, yağmur durduktan sonra çıkıp bir iki üst baş alayım dedim.
Biz evde oyalanırken yağmur durdu ve gelinciğimle istasyona ulaştığımızda güneş açtı, haydi bakalım...


Günün kalanı güneşin verdiği enerjiyle geçti, akşam yemeğini bir Portekiz tapas restoranında yedik ve böylece bana ayrılan sürenin sonuna geldim.

19 Nisan 2026 Pazar

19 Nisan Pazar


Günün ilk etkinliği  Hamburg'un simge binalarından olan Elbfilarmoni binasında gittiğimiz oda müziği konseri oldu.

Konser sonrasında Haupthbaunhof'a (merkez istasyona) yürüdük, önce yolluk sandviçlerimizi sonra tren biletimi (çocuklar burada yaşadıkları için ayrıca bilete almaları gerekmiyor) aldık  ve Lübeck'e gidecek trene bindik.



Lübeck Almanya'daki eski şehirlerden biri.
Yukarda gördüğünüz şehrin giriş kapısı 1477 yılında tamamlanmış.
Şehrin yarısına yakını 2.Dünya Savaşı bombardımanlarında zarar görmüş. Yine de kalanlar halen çok etkileyici.

Bu küçük deniz kenarı şehrindeki gezimizi balık yiyerek tamamladık ve trene atlayarak eve döndük.

18 Nisan 2026 Cumartesi

18 Nisan Cumartesi

Cumartesi gününden notlar;


Göl kenarında parkta yürüyüş,
Kartopu açmış, çiçekleri mis gibi kokuyor.


Elbe nehrinin altından geçen yaya ve bisiklet yoluna asansörle indikten ve nehir altında karşı kıyıya yürüdükten sonra karşı kıyıdan az önce bulunduğumuz tarafa bakış.


Nehir altındaki geçitte karşı kıyıya yürüyüş,


Onca  adımdan sonra biraz dinlenmek  ve kahve tatlı molası vermek şart.

17 Nisan 2026 Cuma

17 Nisan Cuma

Uçtum ve yavrularımı ziyarete geldiğim kuzeydeki şehire, Hamburg'a kondum.
Aylar sonra kavuştuk, sarıldık, çok şükür.

Yolculuk öncesi Avrupa'daki yeni pasaport kontrol sistemi değişikliği üzerimde biraz stress yaptı, kuyrukta çok bekler miyim diye düşünmüştüm.
Neyse ki  bizdeki elektronik pasaport kontrolü işlemlerinden daha uzun sürmedi ve uzun zaman almadan bavul alımına yolladım.



Fotoğrafı nehir kenarına çocuklarla yaptığımız yürüyüşten dönüşte mahallede çektim, bahar gelmiş.