Masumiyet Müzesi dizisini bitirdim.
Gerçekten çok güzel çekilmiş, oyunculuklar çok başarılı, dönem nefis anlatılmış.
Herşey çok iyi, fakat seyir sonunda tum izleme sırasında içimi kaplayan huzursuzluk zirve yaptı.
Soru şu:
Nasıl olur da koskoca romandan sadece Kemal'in yıllar boyunca haftada bir kaç kere Füsunların evine yaptığı ziyaretler -ki, bu bölümler beni çok sıkmıştı- dışında hiç bir şey hatirlamıyorum.
Gerçekten tam da analiz gerektiren bir ruh hali, değil mi?
Günün diğer olayı ilk kez çatcipiti ile sohbet etmemdi. İlk tecrübe için ilginç diyebilirim, galiba devam edeceğim.
Konu mankenimiz tatlı yiyelim, tatlı konuşalım içün...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!