Dün gece uykum gelince son sayfalarında kaldığım kitabı, bu sabah erken uyanınca okudum bitirdim.
Kitabın kapağında "bir tutam tuhaflıkla tatlandırılmış çağdaş bir Tokyo hikayesi" yazısı var.
Yazarı Michiko Aoyama, kitabın adı "Aradığın Şey Kütüphanede Saklı".
Bir kütüphaneden ödünç aldıkları kitaplar aracılığıyla hayat hikayeleri birbirine dokunan, farklı yaşlardaki değişik işlerle uğraşan ve hasbelkader aynı mahallede yaşayan beş kişinin hikayeleri çok tatlı bir dille anlatıyor.
Kitap, keyifle okuduğum pek çok kitap gibi, başka bir kitap alırken önüme çıkmıştı. Peki madem gel sen, bir Japon yazarın kitabı okunmayı hak ediyordur, diyerek almıştım, çok iyi yapmışım.
Bugün hava sabah güneşliydi, öğlenden sonra rüzgar sertleşti ve pek de beklenmiyorken yağmur yağdı. Pilatesten sonra eve dönerken ve akşamüstü kırtasiyeye gitmek için çıktığımda iki kez hafifçe atıştıran yağmura yakalandım.
Sevgili kitabımın kapağı böyle...
Bizde kitap hakkında yazılmış bir kitap notuna rastlayamadım, genellikle yabancı kaynaklar çıktı karşıma. Şurada bir yabancı kaynak notu ekledim.

Japon yazarlar varlıklarını gittikçe daha çok hissettiriyorlar bence... Ülkece bu alanda da hakimiyetlerini iyice hissetirirlerse hiç şaşırmayacağım şahsen, Sevgili Okul Arkadaşım. Öneriniz üzerine bu kitap da okunacaktır, çok teşekkürler:)
YanıtlaSilJaponları da, edebiyatlarını da, sinemalarını da seviyorum Sevgili Okul Arkadaşım. :)
SilUmarım severek okursunuz. :)
Ne çok okunacak kitap ve ne az zamanım var :( Bana ayır bu kitabı diyeceğim ama elimde okunmayı bekleyen 1 milyon kitap var :(
YanıtlaSilAmannn boşver şekerim, olduğu kadarını okuruz. Nasılsa hepsine yetişemeyeceğiz. :))
SilBu hafta sonu İstanbul Kitapçısında bu kitabı elime almıştım kararsız kalıp bıraktım evde okumayı bekleyen tonlarcası olduğu için, keşke alsaymışım, bi dahaki kitapçı ziyaretimde alacağım o zaman :)
YanıtlaSilEvde okunmayı bekleyen kitaplar olmasa, zaten dünyayı alacağız da... :))
SilDemek sizi de çağırdı, kitap. :)