16 Ocak 2022 Pazar

16 Ocak Pazar

Karayel esti bugün buz gibi, bu havada kar yağması beklenirdi, oysa, güneş ve ayaz vardı.

* İki gündür nostalji rüzgarı esiyor, televizyon ekranından doğru. Dün gece Avrupa Artistik Patinaj Şampiyonası'nda Kadınlar Finali vardı, bu akşamüstü ise dereceye girmiş tüm sporcuların katıldığı gala programı.  
Bizim Tallinn yolculuğunu da birlikte yaptığımız arkadaşlarla birlikte TRT Spor Yıldız'da bir yandan izledik bir yandan yazıştık. Birlikte imişiz gibi keyifli vakit geçirdik, pandemi ortamında olduğu kadarıyla. 
Bu gece galanın tekrarı var, izlemek isteyen olursa diye not edeyim.

** Sabah kahvaltısına ağır misafirim vardı. Oğlum üç haftadan sonra gelebildi, birlikte yedik, sohbet ettik, sonra sahile yürüyüşe gittik. Sonra oğlum odasında gitarını çaldı, ben buz pateni izledim. 
Evde, zaman zaman başka bir odada da olsa, tanıdık nefes alışlar, sesler, hareketler olması ne hoş; özlemiştim.

*** Dünden beri  80'lerin müziklerine takıldım, eski sevdiklerimi çalıp duruyorum.
Chris de Burg'u hatırlar mısınız? Kuzenimin doldurduğu bir kasette dinlemiştim ilk, yıl 82-83 olsa gerek. (Aayyh! 40 sene mi olmuş!?) 
İşte o kasetten Traveller gelsin  size. 




Dip Not:
Bugünkü sahil turumuzdan,
Kısaca...

8 yorum:

  1. Chris de Burg deyince lady in red gelir aklıma. oradan da serbest çağırışımla anılar 9 :)
    bir de eskiden "kaset doldurtma" diye bir şey vardı değil mi :)
    oğluşun gelmiş ne güzel olmuş. ve evet, ayrı odalarda oturduğumuzda bile aynı evde olmak çok hoş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lady in Red kaçınılmaz olarak akla geliyor, ilk anda. Benim tanışıklığım ondan epey öncesinden, daha rock tınılı şarkıları zamanından. Anılar bahaneye bakıyor zaten. :))
      Özleşmiştik, iyi oldu, evin havası değişti. :)

      Sil
  2. Selam gözünaydın. Bende kızımla ilgili özlediğim eve gelsin odasında otursun. Odadan çıkmasın olsun. O günleri özledim. Benzer duygular sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler sevgili Zehra. :)
      İnsan evin içindeki nefeslerini özlüyor, değil mi? :)
      Sevgiler.

      Sil
  3. Gözünüz aydın:)

    Evey yaa! dedim, mantar gibi şarkı ve şarkıcıların türemediği yıllar daha güzeldi de dedim. Hatta Akustik candır da, bilgisayalar girdi ekmeklerden sonra müzik de başka bir yere götürüldü bazıları tarafından işte, de dedim Sevgili Okul Arkadaşım:) Bit pazarına nur yağdı, teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Sevgili Okul Arkadaşım. :)
      Bu günlerde benim bit pazarına sürekli nur yağıyor, özellikle buz pateni yarışması ve gösterileri bunun zirvesi oldu. :)
      Müzik kaçınılmaz olarak, en derine dokunan oluyor.

      Sil
  4. Gözün aydın Ekmekçikız!
    Bu yazının altına yorum bırakacaktım Chris de Burgh ü görünce. Ne çok dinlerdim o yıllarda. Aynı Tracy Chapman gibi. Sonra işte safari deyim chrome a geçeyim chrome a geçene kadar da kaynadı gitti yorumum. Araya da bir yazı daha girmiş.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen de mi Chris de Burgh'cuydun? Ne hoş, ortak müzik zevkleri çoğalıyor. :)
      Senin yazıları maili gelir gelmez, genellikle cep telefonundan açıp okuyorum, içimden bir şeyler düşünüyorum. Sonra bilgisayarı açıp yazarım diyorum, böylece bazen "lost in translation" gibi bir şey oluyor, kayboluyor. ;)

      Sil

Hoşgeldiniz!