Yeni haftaya başladık, hem yeni hem Temmuz'un son haftası. Bu hafta sıcak olacakmış, yeniden. Yaz hükmünü sürecek.
* Sabah erken uyandım. Madem hava ısınacakmış yeniden, o zaman yürüyüş saatimi biraz daha erkene alayım, değil mi? 7'yi 5 geçe çıktım sokağa, mahallenin gölgeli ve serin sokaklarında turladım, 8'i 10 geçe eve dönmüştüm, iyi oldu.
** Yeni kitaba başlamadım. Onun yerine yeni bir gezi/belgesel dizisi buldum, çok memnunum.
Dizinin adı, James May: Our Man in Japan. İlk iki bölümünü izledim; adanın kuzeyinden başlayarak, gelenekleri, ilginç alışkanlıklarıyla Japonları ve Japonya'yı tatlı tatlı anlatıyor.
Neymiş bakalım derseniz, burada bilgi bulabilirsiniz.
*** Dünkü reçel yapma projemi günlere böldüm. Dün frambuazı şekerledim, gece dolapta bekletip, sabah pişirdim. Bugün aynı işlemleri böğürtlen için yapıyorum.
Akşamüstü oğlum çaya geliyor, "yaşasın soğuk çay mı var!" deyiverince, hazırda yok yaparım, hazır olur dedim. Yanına daha önce yaptığım ve onun için ayırdığım (buzlukta saklamıştım) elmalı kek var.
Üç haftadır, ailenin kadınları olarak, bu ağacın tomurcuklanmasını ve çiçeklenmesini izliyoruz.
Yengem her aşamayı fotoğraflıyor ve Heybeliada'dan bize yayın yapıyor.
Sonunda bugün açtılar, oya ağacının çiçekleri.
ya bu oya ağacı ne muhteşem bir çiçek di mi? dantel gibi, bakmaya doyamıyorum. bir de her rengi ayrı güzel :)
YanıtlaSilBizdeki bazı çiçek adları tam yerine cuk oturuyor, bu çiçekler gerçekten elde yapılmış oya gibi, incecik kenarlı ve zarif. :)
SilBaşka bir iki rengi daha var, onlar daha az görülüyor; beyaz ve morunu görmüştüm, bir de kırmızısı varmış.
Yazıyı okurken aaa reçel, aaa böğürtlen, aaa soğuk çay, aaa elmalı kek derken sonunda Heybeliada kalbimden vurdu beni:( çiçek gerçekten dantel adeta...
YanıtlaSilSevgili Kelebekciğim,
SilKalpten vurma işleri itinayla yapılır. :))
James May'in Japonya belgeselini biz de bayıla kırıla izlemiştik. Hem o İngiliz kasıklığı hem kendileriyle dibine kadar dalga geçebilmeleri ve tabii karşısında bambaşka bir kültür, kaide, insan, doğa, Japonya! Harikaydı valla. :)
YanıtlaSilBBC'nin Top Gear ekibi, usta sunuculuklarını şimdilerde başka tür programlarda da konuşturmaya başladı anladığım kadarıyla. Ve yine çok başarılılar.
SilBundan önce, Jeremy Clarkson'un çiftçilik maceralarını izledim Clarkson's Farm'da, pandeminin göbeğine düşmüş bir İngiliz çiftçisi halinde. O da çok keyifli ve kendi adıma öğreticiydi. :)