8 Eylül 2026 Salı

8 Eylül Salı

 Bugün yine karşının taksisi seferindeydim. 
Burada bir parantez açayım, en son geçen hafta bindiğim bir taksici bu meşhur İstanbul cümleciğini kullandı. Eskiden bir taksiye bindiğinizde şoför yolu bilmiyorsa, "karşının taksisiyim, yolu tarif eder misiniz" derdi. Adamcağız "karşının taksisiyim, yolu tarif eder misiniz" dedikten sonra "yoksa navigasyonu mu açayım" dedi. 
Teknolojik gelişme çağı bu, demek isterdim ama türlü türlü teknolojik gelişmeler bir yandan da hepimizi bağımlı hale getiriyor, endişem var. Şimdi parantezi kapatıyorum.

Diş doktoruna gitmek, eskiyen implantın tamir edilmesi ve sonra optisyenden gözlüklerin teslim alınması işlerini Mecidiyeköy ve Taksim güzergahında seri şekilde hallettim. 
Dedim kendime, bu defa Tünel'e yürümeyeyim, değişiklik yapayım, dolmuşla Beşiktaş'a ineyim, oradan vapur veya motor hangisine yetişirsen karşıya öyle döneyim. 



Kadıköy Beşiktaş hattında kural şudur; aaat başlarında ve buçuklarda motor, saate çeyrek kala ve çeyrek geçe vapur kalkar.
İkisi farklı iskelelerdedir, koşturarak beş altı dakikada gidersiniz. Oysa bu kuralı bilince koşturmaya gerek yoktur, zaman hangisine yakınsa doğrudan o iskeleye yollanırsınız. 

Yukarıda motorun üst yan güvertesindeyim, motor Beşiktaş iskelesinden ayrıldı, Kadıköy'e burnunu çevirmek üzere manevra yapıyor.
Uzakta arka planda, ufukta nokta büyüklüğünde Kız Kulesi beklemekte.



Artık yolculuğu yarılamışız, boğaz ve  köprüsü  geride kalmış, Kız Kulesi açıklarından Haydarpaşa limanına yaklaşıyoruz, biraz daha sonra Kadıköy mendireğine ulaşıp, iskeleye yanaşacağız.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz!