Dün gece geç vakte kadar Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonu olan takımımıza ait görüntüleri ve maçın yorumlarını izledikten sonra geç vakit uyudum, keyifli bir uykuya dalmış olmalıyım.
Sabah pilatese giderken gözlük reçetemi de yanıma almıştım. Öğlen civarında metrobüsle karşıya geçtim, Taksim'e ulaştım. Yıllardır gözlüklerimi yapan optisyene gittim, derdimi anlattım. O da bana seçenekleri gösterdi ve sonuçta bir yakın bir uzak gözlüğü ısmarladım. Şimdi heyecanla yarını bekliyorum; yeni gözlüklerle nasıl göreceğim ve kolay alışacak mıyım?
Meydandaki işim bittiğinde İstiklal Caddesinde Tünel'e doğru yürümeye başladım.
Önce döviz bürosundaki tatlı genç kadına selam verdim. Son defa geldiğimde yoktunuz diye belirttim. Bu tarafa geldikçe uğrayın dedi. Tanışlık, göz aşinalığı böyle olmalı, yıllar içinde simalarımız değişse bile, insanların birbirine olan iyi duyguları değiştirmiyor, demek ki.
Hayvore'ye epeydir uğramamıştım. Sokağın önünden geçerken acıktığım aklıma geldi. Kasada duran E. hanım içeriye girdiğimi görünce gülümseyerek karşıladı. Ayaküstü sohbet ettik, yemek yiyecek misiniz dedi, Pazılı kaygana ve hamsi buğulamayı gözüme kestirmiştim bile, tabii ki dedim ve yemeğin keyfini çıkardım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!