Şimdi dışarıda yeniden güneş parlıyor, oysa yarım saat önce büyük bir gümbürtü eşliğinde yağmur hızla yağmaya başlamıştı.
Gök gürültüsünü duyan Kontes hanım da şaşırdı, ayakucumda kıvrılıp uyukladığı pufun üzerinden kalktı, pencereye koştu, dışarıya baktı, cama düşen damlalara diliyle dokunup dokunamayacağını anlamaya çalışır gibiydi. Şimdi, "tamam bişey yok, olaysız dağılalım" denmiş gibi, yeniden uyukluyor.
Öğlende dışarı çıkıp yürüdüğümde esinti vardı ama güneş güzel ısıtıyordu. Bugün tam kırkikindiler usulü yağdı yağmur.
Yürüyüş sonrası annemle yemek yedik, annemin sevdiği dibek kahvesinden içtik.
Annem kitap dinlemeye başladığında ben de yemek yapmak üzere eve döndüm.
Enginar ve bezelyeli bahar pilavı yaptım, aslında biraz eksiği var, bol dereotu yakışıyor, bu hafta pazarı kaçırdım, dün marketten dereotu almayı unutmuşum; olsun varsın bu defalık sadeli olsun.
Bugünkü yürüyüşten, alt sokaktaki bir bahçe duvarının üstünden sarkan filbahriler,
Baharın en sevdiğim çiçeklerinden, hafifçecik parfümlü kokularına hayranım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!