Sabah annemle kahvaltı yaptıktan sonra eve döndüm, Kontes hanımı kolaçan ettim, tuvaletini temizledim ve kızımın dün akşam "anne bu dikilir mi? " sorusuna olumlu cevap vermem üzerine bıraktığı tişörtünü aldım, tekrar anneme çıktım ve sökük yeri dikmeye başladım.
Tişört, tam olarak "giysilerdeki etiket sorunsalı"nın kurbanı olmuştu.
İncecik, zarif kumaşlarda yapılmış olsun, ya da yünlü, pamuklu giysiler olsun, hiç fark etmiyor. Tekstil endüstrisi giysilerin hemen hepsine, insanın sırtına ya da yan tarafta ise bedenine batan, kaşındıran kocaman etiketler dikiyor. Etiket küçük olsa bile dikilen iplik nylondan yapılmış ve sert oluyor, o da kaşındırıyor.
Kızım tişörtünün yan tarafındaki etiketi kolayca çıkacak sanarak çekiştirmiş ve bu arada, buluzün yan tarafından bir kısım dikişleri sökülmüş. Neyse, olduğunca diktim, kapattım.
Öğleden sonra yürüyüşe çıktım, sahile indim.
Caddeler araba, kaldırımlar insan doluydu.
Güzel havayı ve hafta sonunu fırsat bilen insanlar kendilerini dışarı atmıştı.
Bir süre sonra kalabalık fazla geldi, sahil yürüyüşünü fazla uzatmadım, rotayı dönüş yoluna çevirdim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!