Nasıl ıslandım bugün bir bilseniz! Şemsiye, kapüşonlu yağmurluk, kaban, bot giymişken hem de.
Tam donanımlı olmama rağmen, taksi kesinlikle bulunamadığı için, pilatese giderken ve dönerken 40-50 dakika yürüyünce çizgi filmlerdeki üstünden su damlayan tiplere döndüm, neredeyse.
Ha, bu havada pilatese gitmek şart mıydı diyebilirsiniz. Demeyin bence, olan oldu zaten.
Eve dönüşte sıcak bir banyo yaptım, ıslanan her şey sırayla kurudu, günün sonunda.
Size bizim zıpzıp kedikız Kontes ile ilgili bir şey anlatayım. Evin bir yerinde gürültü çıkaran bir makine çalışıyorsa, mesela bulaşık, çamaşır makineleri veya elektrik süpürgesi, bizimki kızımın odasına kapağı atıyor, en emin bölge orası onun için. Bir de uyku zamanı ise, odanın kapısını iki parmak aralık bırakacak şekilde kapatıyor; rahatsız etmeyin uyuyorum diyor, bence.
Harry Potter serisini sesli kitapta dinlemeye devam ediyorum, dördüncü kitap Ateş Kadehi'ne geldi sıra.
Yakın bir arkadaşım bir süredir Marcel Proust'un müthiş romanı Kayıp Zamanın İzinde'yi okuyor. Bana diyor ki, mutlaka sen de oku, çok seveceğinden eminim. Heyhat! Bense başka bir roman serisinin peşine takıldım, gidiyorum.
Yağmurlu havada ağaçlar, çiçekler bir güzel yıkandı.
Toprak suya doydu, barajların seviyesi yükseliyor.
Çok şükür.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!