Sabah kızıma kahvaltısını hazırladım, o işe gitmeden önce karnını doyururken ben esneme hareketlerimi yaptım.
Sonra anneme gittim, eve döndüm, tekrar gittim; bu gidiş gelişler sırasında makineye çamaşır attım, çıkardım, serdim.
Öğlende dışarı çıktım ve yağan yağmurun keyfini çıkartarak (bu defa sprey yağmur değildi, sakince yağan güzel bir yağmurdu) bir saat yürüdüm.
Bir pastanede mola verdim, kendime profiterol ısmarladım.
Eve döndüğümde mısır patlattım, tuzunu çok az koydum ve bir kase mısır eşliğinde bir Kore dizisi seyretmeye başladım.
Şimdi yağmur biraz sakinleşti, kedi hanım pufa kıvrılmış uyuyor ve eminim rüyasında sabah erken, akşam geç saattlerde nasıl hoplayıp zıplayacağını düşünüyor.
Birazdan anneme gideceğim, birlikte yemek yiyeceğiz, sonra televizyon seyredeceğiz.
Akşam kızım işten dönecek, uyuyana dek kedisiyle mırmırlanıp duracak.
Bu bahar ağacı tam 9 yıl öncesinden, telefondaki fotoğraflar arasından çıktı, nasıl da canlıymış.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!