Nihayet -çevre düzenlemesi epeyce değişmiş olsa da- tanıdık bir yerdeyim; burası Trafalgar meydanı.
Eskiden otobüsler, taksiler meydandaki Nelson anıtının yakınına kadar gelirlerdi. Şimdi alan daha çok yaya bölgesi haline getirilmiş.
Anıtın önündeki Christmas ağacı, bir geleneği anlatıyor. Her yerdeki çok süslü ve ışıklı ağaçlardan farklı olan bu ağaç gerçek bir ağaç ve her sene Norveç kralı tarafından 2. Dünya Savaşında ona yardım eden Ingilizlere teşekkür mahiyetinde başlatılan bir geleneğe bağlı olarak gönderiliyor.
Royal Academy of Arts binası, ana girişi.
İçerde biraz dolaştık, museum shopda biraz oyalandık.
Sonra uzun zamandır görüşmediğim arkadaşım R.ciğimle İngiliz usulü bir pubda oturduk, biralarımızı içerek sohbet ettik.
Eve dönüşü arkadaşımın önerisine uyarak otobüsle yaptım ve bu sayede ünlü dönme dolap London Eye'ı şöyle bir görmüş oldum.
Yılbaşı ağacı ne güzelmiş. ama ben en çok bir puba oturup bira içme faslını sevdim :)
YanıtlaSilAyy pek güzeldi, film sahnesi gibiydi, orada oturmuş sohbet edenler, hangisinden içeceğimize kara vermemiz için bize bira tattıran barmen, sokaktan geçenleri seyrederek sohbet etmek... :))
Sil