Kendimi bildim bileli yağmurlu çamurlu havalarda yürürken, sağ bacağımın ayak bileğini ve az üstünü ıslatırım, çamurlarım. Anladığım kadarıyla bunu sol ayağımı atış biçimim nedeniyle beceriyorum.
Bugün akşamüstüne doğru sahile doğru yürümüş dönüyordum ki yine pantolonumun sağ ayak bileğinin üst kısmında bir nem hissettim. Bu defa "yine mi" demedim, kendime kızmadım, hatta gülümsedim, bu ıslaklık hissi aynı zamanda epey bir yağmur yağmış olduğunu da gösteriyordu; iyi bir şey.
Ağaçlardaki sararmış yapraklar yağmurla yerlere serilmiş, henüz tamamı dökülmedi ama bugün kaldırımlar sarı yapraklarla doluydu. Onların hışırtısını dinleyerek yürürken, keşke dedim burası orman değilse bile hiç değilse park bahçe olsaydı ve bu yapraklar taşla betonla değil toprakla buluşsaydı. Güzel olmaz mıydı?
Yağmurda sahil sakindi, sessizdi.
Bir arkadaşımın sözünü hatırladım, "adayı seven her havada, gezmeyi seven güneşli havada adaya gider" der.
Ondan aldığım ilhamla, "yürümeyi seven her havada, piyasa yapmayı seven güneşli havada yürür" diyorum.
Fikrime katılır mısınız?

Ya yürümeyi seviyorum, hem de çok (bu arada grip nedeniyle bir haftadır yürümediğimi fark ettim, yarın kuaföre giderken acısını çıkarırım inşallah) ama ben yağmurda dışarıda olmayı sevmiyorum. Sanırım bu benim çocukken yaşadığım boğulma travmasıyla ilgili, havada ve denizde su benim travmamı tetikliyor.
YanıtlaSilYalnız adaya gidilecekse yağmurlu da olabilir hava :))))
Grip mi oldun bu arada? Geçmiş olsun, umarım artık iyisindir. :)
SilYağmurda yürümeyi özellikle sevmiyorsan, kar gibi eğlenceli değil esasen, yürürken çamurlanmak ve ıslanmak ihtimali yüksek.
Ama ada başka diyorsun, ki bence de öyle. :))
ada için kesinlikle doğru :) geçtiğimiz haftasonu mesela, bana kalsa gidecektik yine, ne olacak yağmurluysa, daha güzel aslında :) ama E.bey güneşli havada gitmek isteyince kaldık. yürüyüş için de mutasyona uğramış söze tamamen katılıyorum
YanıtlaSilEvet emir büyük yerden gelince uymak gerek. :))
SilBelki o da bir iki kez tecrübe etse, sever ileride, belli mi olur? :)