29 Kasım 2025 Cumartesi

29 Kasım Cumartesi

Kendimi bildim bileli yağmurlu çamurlu havalarda yürürken, sağ bacağımın ayak bileğini ve az üstünü ıslatırım, çamurlarım. Anladığım kadarıyla bunu sol ayağımı atış biçimim nedeniyle beceriyorum. 
Bugün akşamüstüne doğru sahile doğru yürümüş dönüyordum ki yine pantolonumun sağ ayak bileğinin üst kısmında bir nem hissettim. Bu defa "yine mi" demedim, kendime kızmadım, hatta gülümsedim, bu ıslaklık hissi aynı zamanda epey bir yağmur yağmış olduğunu da gösteriyordu; iyi bir şey.

Aslında bugünkü karanlık hava kaç günkü güneşli havalardan sonra güne biraz depresif halli başlamama neden oldu. Üstüne kızım sabah zor uyandı, annem öğlene kadar pijamasını çıkarmadı. Bir an bana gelenler geldi ve dedim her şeyi devletten beklemeyin, toparlanın azıcık, ben ruhumu yerden zor kaldırıyorum, siz de kendinizi kaldırın lütfen. (Yani tam olarak böyle olmadıysa da sonuç bu noktaya ulaştırdı.)

Ağaçlardaki sararmış yapraklar yağmurla yerlere serilmiş, henüz tamamı dökülmedi ama bugün kaldırımlar sarı yapraklarla doluydu. Onların hışırtısını dinleyerek yürürken, keşke dedim burası orman değilse bile hiç değilse park bahçe olsaydı ve bu yapraklar taşla betonla değil toprakla buluşsaydı. Güzel olmaz mıydı?



Yağmurda sahil sakindi, sessizdi.
Bir arkadaşımın sözünü hatırladım, "adayı seven her havada, gezmeyi seven güneşli havada adaya gider" der.
Ondan aldığım ilhamla, "yürümeyi seven her havada, piyasa yapmayı seven güneşli havada yürür" diyorum.  
Fikrime katılır mısınız?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz!