Bugün işler hep bir ağır aksak gitti.
Beklediğim bir şeyler geç geliverdi, olması gerekenler sanki son basamakta tökezleyiverdi, nihayetinde bir şeyler oldu ama istenen o muydu? Emin değilim...
Son olarak akşamüstü kızımın babası ve babannesiyle konuşarak bir eksik anlamayı düzeltmeye çalıştım, düzeldi mi? Emin değilim...
Amannn, bırak dağınık kalsın demelik bir ruh haline girdim, ister istemez.
Prensin 3. sezonunu bölüm bölüm izliyorum, 4. bölüm gelmiş, yeni oyuncularla eskilerin uyumu çok hoş. Diziyi herkes severek izliyor mu bilmiyorum ama olaylar öyle absürt gelişiyor ki bölüm süresince bir kaç kez istemsizce kahkaha attım.
Akşamüstü kırtasiyeye uğramak ve para çekmek için sokağa çıktım; sabahki rüzgar durmuş, hava iyiden iyiye yaz havalı hale gelmiş gibi hissettim.
Bir de sabah sokağa çıktığımda, İstanbul boşalmış, herkes tatile gitmiş hissine kapılmıştım, akşamüstü o kadar da değilmiş yahu düzeltmesi yaptım, kendi kendime.
İlk bakışta bizim ağaç minesi olarak bildiğimiz çiçeğe benzettim, sonra çok bilene sordum,
Adı Dağ defnesi / Calmia latifolia imiş.

amanın, bu ne güzellik böyle pıtır pıtır :)
YanıtlaSilprensin diğer hayranı benim biliyorsun. çok gülüyorum hepsine :)
Bir gün birlikte oturup seyredelim ve hunharca gülelim olan bitene! :)))
Silşu rus prensin katledildiği sahneyi izleyerek başlayalım mı o halde? çok gülüyorum o "çevirme" sahnesine :P
SilNeresi olursa seyredelim. :))
SilDağ defnesi ha, ilk kez görüyorum, pek güzelmiş
YanıtlaSilBen de ilk kez müşerref oldum kendisiyle. :)
Silİsim konusunda google beyin yalancısıyım, doğrudur umarım. :)