Günün havaiyattan olayı, havanın İstanbul'un kış havası olan 12 - 13 dereceye düşmesi ve buz gibi hissedilmesiydi.
Bu sene böyle, sonbahar aniden geldi, kış aniden geldi, hayırlısı...
Benim için günün olayı yıllar sonra E.ciğim ile yüz yüze görüşmemiz, uzun uzun sohbet etmemizdi.
E. yıllar önce blogundan tanıdığım ve sonra şahsen tanıyınca çok sevdiğim arkadaşlarımdan. Araya yıllar, uzun yollar, memleketler girince görüşemez olmuştuk.
Bu yaz "dönüyorum, görüşürüz" diye mesaj attığında çok sevinmiş, ancak denk düşürüp hoş geldin diyememiştim.
Hareket yine E.ciğimden geldi ve öyle mi yapalım, böyle mi yapalım derken, bu sabah kahve vakti Büyükada'da buluştuk. Aradaki zamanı kapatmak mümkün değilse de akşamüstüne dek epey yol aldık.
Bu arada söylemeliyim ki, adayı seven her havada adaya gider diyen bir arkadaşımın kulaklarını çınlattım, çok haklı. Adalar, herkesin adaya gitmeyi pek de tercih etmediği bugünkü gibi havalarda çok daha güzel.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!