26 Ekim 2026 Pazartesi

26 Ekim Pazartesi

 Yine bir karşı kıyı günüydü, bir süredir devam eden diş işleri nihayete erdi, sanırım.

Karşıya geçerken hızlı hareket etmek için metrobüsü tercih etmiştim, eve dönerken vapura yöneldim.
Karaköy'e inmek amacıyla Tünel'e bindim, vagon sakindi, boş bir yere oturdum. Karşımdaki sıranın arkasında bana bakan ve gülümseyen bir yüz gördüm. Ben de gülümsedim, hani verilen selam alınmalı düşüncesiyle. 
Karşımdaki ufak tefek kadın "tanıdınız mı" dedi. Yabancı gelmiyorsunuz, ama... deyince, elini başının çevresine götürdü ve bonus kafa işareti yaptı; havuç kafalı bir kıvırcıktı oğulcuğu.
O vakit anladım, oğlumun ilkokul arkadaşı E.'nın annesi karşımda. Bravo valla, beni nasıl tanıdıysa, aradan 20 sene mi geçmiş, nedir?
Meğer o da Kadıköy'e geçiyormuş, iskeleden vapura bindik, çocuklardan, kentsel dönüşümden filan konuşarak, vapurdaki müzisyenleri dinleyerek bizim kıyıyı bulduk. 
Belki yine bir yerde karşılaşırız, diyerek vedalaştık.



Metrobüsle köprüye doğru giderken, çevre yolu kenarındaki sarmaşıklar alev alev olmuştu, pek güzeldi renkleri.
Buncağız da bizim mahalledeki sarmaşık, bir kaç güne onlar da tamamen kızarır.


1 yorum:

  1. "Vapurla karşı kıyıya geçmek..." Ne güzeldir. Gözümde tüttü anılar...
    An' ları doya doya yaşayabilmeli insan.
    Sevgiyle.

    YanıtlaSil

Hoşgeldiniz!