Nasıl gri bir sabahtı, değme kış sabahına taş çıkartır, üstelik soğuk denecek kadar serin. Sanırım yıllardır ilk kez bu mevsimde kalınca bir pardesü giydim.
Yağmur sabahki kadar kuvvetli değildi, yine de rüzgâr zaman zaman şemsiyeyi ters çeviriyordu.
Peki bu havada neden dışarı çıktım ve hatta karşıya geçtim dersiniz.
Bugün tatil arası verdiğim diş tedavisinde ölçü alma günüydü. Sevgili diş doktorumuz rahmetli babasıyla ilgili hikayeleri anlatırken (babası O. amca da diş hekimiydi ve aslında sert mizaçlı bir kişiydi) beni ve yardımcısını gülmekten iki büklüm hale getirdi. Esasen o sırada diş için ölçü alınıyordu ve zaman nasıl geçti anlamadım bile.
Eve dönüş yolunu biraz uzattım, itiraf ediyorum.
Önce efendi gibi Şişli'den metroya bindim, Şişhane'de indim, Tünelle Karaköy'e geçtim.
Derken alt geçitte vapur iskelesine gitmek yerine tramvay durağına gitmek fikrine kapıldım ve kendimi Sultanahmet'e götürdüm.
Yukarıdaki vapura eve dönüş yolunda Eminönü iskelesinde bindim ve Kadıköy'e geçtim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!