Saçmalıklar devam ediyor pek muhterem bloggerda; günlerce yerinden oynamayan akış, bir kaç gün önce hareket etti şükür, ancak mesela benim kendi öz blogumun bağlantısında diğer blogumda hiç yeni yazı yokmuş gibi yenilenmemiş gibi bir duruş var.
Amannn! Nihan ol didemdemden blogger, ya da çek git uzaklara yapay zeka, bizi bizimle bırak giderken.
Ne diyeyim daha başka?
Hafta sonunun ilk gününü turşu kurarak değerlendirdim; önce yeşil domates, sonra pancar turşusu kurdum.
Arada bir de ekmek hamuru yoğurdum, umarım yokluğumda biraz yaşlanan mayamı canlandırmayı başarmışımdır ve piştiğinde ekmek güzelce kabarır.
Ev içinde üşüyoruz ya, bu mevsimin şöyle bir güzelliği var, sokağa çıkınca ısınıyor insan, tabii ki güneş varsa. Bir de at kestanelerinin meyveleri olmuş ve yerlere düşmeye başlamış, bir dolu toplarım yine.
Bizim metro durağının asansöründeki kediye bakar mısınız?
İnen çıkan, bavulunu sürükleyen filan umurunda değil, uykusuna devam ediyor, bir güzel.

Güneş yaşantımızdan hiç eksilmesin.
YanıtlaSilDemek kedicik kendini güvende hissediyor!
Kışlıklar bereketli olsun. Afiyetle yensin.
Sevgiyle...
Çok teşekkür ederim Sevgili Makbule Hanım, ağız tadıyla yemeği dilerim. :)
SilKedicik belki de asansör motorunun sesini seviyor, kim bilir? :))
ay evet, at kestaneleri görünmeye başladı, en sevdiğim ritüellerden biri birer ikişer toplayıp, çantalara koymak :)
YanıtlaSilkedilerin bu pervasızlığı ne şahane değil mi :)
Artık bir süre bildiğim at kestanesi ağaçlarının olduğu sokaklara düşüreceğim yolumu. ;)
SilKediler, bitirim onlar... :))