Bir vakitler bir video vardı, küçük bir kız bir şeyler için uğraşıyor ve sonunda yabbbdııım diye sevinçle bağırıyordu. Elektram hatırlayacaktır, bir vakitler aramızda bu konuda epey şakalaşırdık.
Neyse, geçmiş zaman, günümüzle ilgisi nedir derseniz, kaç zamandır bizim evin yılan hikayesine dönen konusunu bugün tamama erdirdik ve oğlum ile kızımın odalarını yatakları, dolap içleri, eşyaları derken değiştirdik. O nedenle içimde bir yabbbdııım sevinci oluştu.
Bir iki kalem iş kaldı, perde yenilemek, kapı kilidini tamir ettirmek gibi, onları da peyderpey tamamlarız.
Aslında yükün çoğunu -gerçek anlamda yük taşıma, resmen hamallık yaptı zira- kızım sırtlandı, ben dizimi sürüyerek teferruatla uğraştım, yıkama, kaldırma işlerini yaptım.
Konunun beni doğrudan ilgilendiren kısmı, çalışma masası olarak kullandığım oğlumun odasındaki masadan kızımın odasındaki masaya taşınmam oldu.
Tebdili mekanda ferahlık olsun, tüm ailemize ve yeni işine başlayacak olan kızıma diyerek konuyu bağlayayım.
Günün sürprizi, baza altlarından bir yerden çıkıveren Felix oldu.
Felix kedisi, kızımın üç yaşından beri yatağının yanından olmadı kitaplığından ayırmadığı bir peluş oyuncaktı, sonraları yatak altına kalkmıştı.
Yıllar sonra kızımın görünce aşık olduğu ve eve aldığı kedisi Kontes bire bir Felix'in görüntüsünde. Sanki oyuncak kedi Felix, gerçek kedi Kontes'in prototipi gibi.
Ne denir buna? Hayat!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!