Dün akşam boynumun biraz altında bir kaşıntı hissettim, kaşıdım ve cildim yanmaya başladı. Neymiş bu dedim, aynaya baktım, yan yana iki adet şey şişmiş kızarmış. Hemen soğuk suyla yıkadım, kızımın önerisiyle sensiderm krem sürdüm, biraz yatıştı. Gece yine kaşıntı tutunca bir alerji ilacı aldım, öyle yattım. Sabah üzerine biraz buz torbası tuttum, o da iyi geldi. Teorim şöyle, sıcaktan ve terlemekten ötürü cildim alerjik bir reaksiyon gösterdi.
Bugün fizik tedavi sonrası bir iki ufak alışveriş yaptım ve cayır cayır yanıyor hissi veren sokaktan eve döndüğümde sudur, sodadır, buzlu kahvedir ne bulduysam içtim. İçim ancak ferahladı.
Öğleden sonra oturdum, kaç zamandır izlemek istediğim Manevi Değer / Sentimental Value filmini izledim. Filmdeki baba kız ilişkisinden daha çok ya da onun yanı sıra kızkardeşlerin ilişkisi etkileyici geldi bana. Yönetmen Joachim Trier'in Oslo Üçlemesi'nden sonra bu film de anlatım tarzıyla göz dolduruyor ve seyir zevki veriyor.
Pek utangaç ve yabancı sevmez bildiğimiz Luna hanım kendini bahçeye atmış, evden kaçmış ve henüz dönmemiş. Bekliyoruz Luniş, dön artık.

Geçmiş olsun canikom, biz boşuna “yazdan hoşlanmıyoruz” demiyoruz işte!
YanıtlaSilŞule
Ah evet ya! Kim icat etti bu mevsimi, iptal edilsin, lütfen.
SilYaa ben yaz diye ölürüm çocukluğumdan beri ama bu sene pek sevemeyeceğim anlaşılan, Ankara bile yanıyor, Luna hanımın bakışına bayıldım :) Sana da geçmiş olsun Sevincim...
YanıtlaSil