2 Nisan 2026 Perşembe

2 Nisan Perşembe

Oh! Sonunda bugün sinemaya gitmeyi başardım.
Sabah benimle sinemaya gelmek ihtimali olan üç arkadaşımı sırayla aradım, aksi tesadüf hepsinin başka başka işleri vardı. 
Bendeniz zaten sokağa çıkmıştım, hem de CKM'ye kardeşimin yakın arkadaşı bir arkadaşımızın sergisini görmeye gidecektim. Oraya kadar gitmişken bir de sinema bileti aldım, pek güzel oldu.

C.cığımın suluboya ve karışık teknikle yaptığı resimlerinden oluşan sergi çok güzeldi. Gezdikten sonra sinema saatine dek arkadaşımla tatlı tatlı sohbet ettik. 

Gördüğüm film, bu seneki  Berlin Film Festivali'nin Altın Ayı galibi Sarı Zarflar idi.    (Diğer festival galibi Kurtuluş'u izlemek henüz kısmet olmadı, filmin seansları azaldı. Umarım, onu da yakalayacağım.)
Sarı Zarflar başrollerinde Ankara rolünde Berlin ve İstanbul rolünde Hamburg'un da olduğu bir film. Aslında yaşananların çoğunlukla son on onbeş yıl süresinde toplumsal bir yansıması olduğu göz önüne alındığında, filmin doğrudan memleketimizde çekilmemiş olması eleştirilebilir. Ancak, belki de bu durum yaşananların evrenselliğine vurgu yapmak için özellikle tercih edilmiş. 
Film hakkında uzun bir yorum yazısını buradan okuyabilirsiniz. 
Yönetmen İlker Çatak'ın daha önce seyrettiğim filmi Öğretmenler Odası, bu filmle ilgili beklentilerimi (Sarı Zarflar) yükseltmişti. Yanılmadığım ve oyunculukları, görüntüleri, yönetimiyle ödülü hak etmiş bir film izlediğim için memnunum.



Hava sabah ılıktı, öğleden sonra yağmur yağdı, sonra yine açtı, tam bahar havası.
Yasemenler de yağmur molasını fırsat bilip açmışlar ve mis gibi kokuyorlardı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz!