7 Mart 2026 Cumartesi

7 Mart Cumartesi

Bir kaç ay önceydi, kardeşim "sen seyretmişsindir muhtemelen, uçakta giderken izledim, I'm Still Here adında bir film, çok etkilendim, çok beğendim" dedi. 
Filmi aradım, bir kaç platformda adı var gibiydi, ama o sırada gösterimde değildi, araya başka şeyler girdi, unuttum tekrar aramadım.
Onbeş gün önce arkadaşım F. ile buluştuğumuzda o  da benzer bir övgüyle filmden söz etti.
Bugün yine aklıma düştü, ben bu filmi seyredeyim dedim ve aradım taradım internette buldum, izledim.

Filmin konusunu okumamıştım, iki iyi referansla yetinmiştim. Başlangıçta yönetmen Alfonso Curaon'un güzel filmi "Roma" gibi bir havası olduğunu düşündüm, fakat yarım saat izledikten sonra yanıldığımı, filmin bir biyografiye dayalı olduğunu anladım.
İki buçuk saate yakın uzunluktaki  filmi başından kalkmadan, gözlerimi alamadan ve içim sızlayarak seyrettim. Başlangıç tarihi 1971 olan film o zaman Brezilya'daki askeri diktatörlüğün muhalif saydığı insanları sorguya çekme ve daha ileri giderek yok etme hikayelerinden birisini anlatmakta.
Yönetmen Walter Salles'i hatırlarsınız, Merkez İstasyonu, Motosiklet Günlüğü, Tanrı Kent ilk akla gelen unutulmaz filmleridir.  Geçen sene en iyi yabancı film Oscar'ını alan bu filmi Hâlâ Buradayım / I'm Still Here de bu unutulmazlar arasında yer alacaktır.



Hafta sonu annemle birlikte yediğimiz öğle yemeklerinin sonrasındaki rutinimiz, dibek kahvesi içmek.
Dibek kahvesinde az kahve, çok menengüç kahvesi, biraz süttozu var, dolayısıyla içimi hafif, anneme iyi geliyor.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hoşgeldiniz!