Dün S.ciğim arayıp, "abla, arife günü memlekete gideceğiz, sana yarın gelsem olur mu" deyince bir bakıma sevindim. Zira bu akşam kızım bir arkadaşı üç günlüğüne İstanbul'a geliyordu ve bizde kalacaktı. Evde misafir varken temizlik nasıl hallolur, emin değildim.
Sabah S. geldi, hastanedeki kayınvalidesinden ve memleketteki hasta babasından haberleri aldım, işine başladı. İki saat olmamıştı ki telefonu çaldı, az sonra içeriden ağlama sesi gelince yanına gittim. Memleketteki abisi aramış, babam iyi değil, hemen gelin demiş. Abla ben çıksam, kusura bakmazsan dedi. Çık tabii ki hemen, dedim, kadıncağız apar topar gitti.
Kayınvalideden kötü haber bekliyorlardı, babası öne geçti galiba. İnsanın hayattaki vadesinin ne zaman dolacağı meçhul...
Hal böyle olunca iş başa düştü, fazla detaya girmesem de süpürmesi, silmesi, toparlaması derken öğleden sonraya kadar uğraştım.
Neyse ki kardeşim aradı, anneme geliyorum, çay içeriz dedi ve biraz onlarla oturdum, nefeslendim.
Güya o kadar idmanlıyım, fakat her tarafım ağrımış, yine de.
Hava bugün dünden soğuktu, akşamüstü bir iki alınacak şey için sokağa çıktım, üşüdüm.
Amerikan sarmaşığı diye bildiğimiz, yaz kış yeşil sarmaşıklar uçlarından bol bol filiz vermeye başlamışlar. Latincesi hedera canariensis imiş.
Bahar onlara da geliyor.

bizim S.ciğimiz de umreye gitti, o yüzden iş başa düşüyor iki haftadır. kendi kendimi "bu da bir tür spor" diyerek gaza getiriyorum :)
YanıtlaSil