Dün akşam uzun süreden sonra evde misafirliğe gelen arkadaşlarım vardı. Aslında sadece iki kişi, bir de kızım ve ben. O kadar uzun zaman olmuş ki evde akşam oturması için misafir ağırlamayalı, en son ne zamandı hatırlayamadım.
Pandemiden kalan kötü alışkanlıklardan birisi bu sanırım, evlerde buluşmaz olduk, daha sterilmiş gibi dışarıda buluşuyoruz. Oysa şimdi en azından maddi bakımdan daha uygun olanı ev oturması oldu. Dışarıda buluşup bir şey yeme içme, ayda bir ancak olacak bir hareket.
Neyse işte, sonuçta bol gülmeli, anımsamalı güzel saatler geçirdik.
Sabah kızımı arkadaş ziyaretine gideceği Ankara'ya yolcu ettim.
Sonra biraz ev işleriyle meşgul oldum.
Henüz yeni yılın başlaması nedeniyle yapılması gerekenler listemi düzenleyip tamamlayamadım.
Yapmam gereken ilk önemli iş olarak göz doktorumdan randevu aldım mesela.
İstanbul kartımı yenilemem gerekiyor, onun için başvuru yaptım.
Sonra işler bitti, bulutlar dağıldı, güneş çıktı ve içime benim deniz kenarına inmem lazım hissi yerleşti.
Hazırlanıp çıktım ve bu defa sahile yürümek yerine metroya bindim ve biraz sahilde yürür biraz çarşıda dolaşırım niyetiyle Kadıköy'de indim.
Bundan sonrasını yazdım yazdım, anlatacaklarım bitmedi, fotoğraflar da var, en iyisi hikayenin devamını Ekmekcikız'a yazayım, tık lütfen.
![]() |

evlerde buluşmak kesinlikle cebe yarayışlı bir tarz, destekliyorum :) şaka bir yana, arkadaşlarla dışarda buluşmak resmen maddi çöküntü yaratıyor bende. en güzeli evde buluşmak, net!
YanıtlaSilHaklısın canikom, hem ortam samimi oluyor, hem şu iki lokma şeye kaç milyon ödeyeceğim endişesi olmuyor. :)
Sil