Bir İstanbul klasiği olarak, dün başlayan lodos bütün vapur ve motor seferlerinin durmasına neden oldu.
Öyle ki Heybeliada'da oturan dayım ve yengem dün gece hiç bir yolla adalarına geçemeyip, sonunda gece yarısı anneme gelmişler.
Eski yıllarda işe giderken biraz çalkantı olduğunda hiç bir deniz aracında olmak istemezdim, güzergahı hemen köprü yoluna değiştirirdim. Sonraki yıllarda Marmarayla ulaşım çoğu lodos ve kar fırtınasında çok işe yaramıştı.
Anlaşılan adada sürekli oturuyor olmak, deniz üzerinde langur lungur sallanmaya alışkın olmayı da getiriyor. Bizimkiler akşamüstü adaya doğru yola çıkacak bir sefer olduğu haberini alınca yola çıktılar, az önce bindik diye haber verdiler.
Günün çoğunluğu televizyon başında yeni nesil savaş haberlerini, Amerika'nın Venezuela'ya ne yaptığını izleyerek, olanı anlamaya çalışarak geçti. barış ve huzur dileyerek girdiğimiz bir yıl daha savaşla başladı, ne yazık ki...
Tam iki hafta öncesinde bu binanın içinde dolaştığıma inanamıyorum, iyi ki fotoğraflar var.
Efendim takdim edeyim, Royal Opera House binası, Londra

ne acayip bir rüzgar vardı ama iki gündür...dayınların adaya gidememesi annenle daha fazla zaman geçirmelerine neden olmuştur, mutlu olmuşlardır bence :)
YanıtlaSilbugünkü haberler yine çok sıkıcı gerçekten de
Hem mutlu oldular, hem karşılıklı bir telaş hali oldu. Annem iyi ağırlamak derdindeydi, dayımlar rahatsızlık verdik derdindeydiler. Neyse, yine de iyi oldu. :)
SilBu adamın kafasında çok berbat fikirler var ve yaptıkları yapacaklarının teminatı gibi geliyor. Allah sonumuzu hayretsin. Dakka bir gol bir başladık bakalım...
YanıtlaSilAmann! Ne desek boş galiba.Eskiden itiraz edince birşeyler düzelecek sanıyorduk, şimdi itiraz eden bile yok. :(
Sil