Sabah S.cığım temizlik için geldiğinde yağmur çiseliyordu. Bir saat sonra ben dışarı çıktığımda da incecikten yağıyordu.
Bir saat sonra eve dönerken yağmur durmuştu ama rüzgar artmış ve hava soğumuştu.
Günün hava raporunu bu şekilde özetledikten sonra gelelim hal ve gidişe.
Öğlen civarı kardeşim annemi ziyarete geldi. Klasik bir önce çorba içmece, sonra çay içip bisküvi yemece ve çeşitli aile dedikodularını da içeren sohbet saatinden sonra, anneme alınacak, ısmarlanacaklar konusunda etütler yaptık.
Bu arada annem bir süredir kardeşimin getirdiği organik andız pekmezinden her sabah aç karnına bir kaşık alıyor. Boğaz ve ciğer için ve de özellikle inatçı öksürükler için iyi geliyor. Annem memnun kaldı. Biz de bitmek üzere olan küçük kavanozun yerine daha büyük bir tanesini sipariş ettik.
Sonra kardeşim evine doğru yola çıktı. Gitmeden önce depresyon polarını giymiş, asık suratla odasında oturan yeğenine (canım kızıma) merhaba dedi.
Biz de kendi aramızda gençlere kolaylık ve sabır dileklerimizi yineledik, elden gelen bu.
Diren at kestanesi, dökme yapraklarını!
Şu geçen günkü atkestanesi (burada, tık) henüz yapraklarını üzerinde tutmaya devam ediyor.
Çevredeki yapraklarını döken ağaçlar tamamen çıplak artık, bizimkinin umru bile değil, sanki.





