30 Nisan 2026 Perşembe

30 Nisan Perşembe

Haydi bakalım! 
Nisan ayının da son gününe geldik.
Yarın 1 Mayıs, eskinin bahar bayramı yeninin emek ve dayanışma günü. 

Bugün poyraz sakinleşti, gökyüzü parçalı bulutluya geçti. Gece yağmur başlayacak diyor hava tahmincileri. Yağsın bakalım. Bir arkadaşım yağsın ama soğumasın dedi, nasılsa önümüz yaz, hepten ısınacak zaten, bir kaç gün soğuk olmasına katlanılabilir bence.

Dün arkadaşlarım sonbahar için tatil planı yapıyorlardı, sıcak bir yerlere hep birlikte gidelim, eğleniriz diyorlardı, hatta yer ayırtmaya kadar gittiler. Ben çekimser kaldım. Ekim başını göremiyorum şimdiden, plan yapmak için çok uzun bir aralık benim için. Son senelerde en fazla bir ay ötesini planlayabiliyorum, ne yazık ki...



Mahallemizdeki sandalye enstalasyonlarında ileri aşamaya geçtik, Hepsi bir arada bu defa.
Ah bu inşaat işleri, bitmiyor bir türlü.
Bugün Bağdat Caddesinde uzunca bir mesafeyi yürüdüm, kocaman bir şantiyeydi güzelim cadde; gürültü, kamyonlar, beton makinaları, delen yıkan aletler, öfff!

29 Nisan 2026 Çarşamba

29 Nisan Çarşamba

Bugün sevgili arkadaşımız N.ciğimin doğum gününü kutlamak amacıyla  Kadıköy'de Viktor Levi'de buluştuk. Sohbetli muhabbetli bir zamanı açık havada ılık havada paylaşmak ayrıca güzeldi.

Fotoğraflardan bir hatırlatma geldi, tam sekiz sene önce bugün N.ciğimin ve benim oda arkadaşı olarak gittiğimiz Küba gezisi başlıyordu, tadı damağımızda kalan bir gezi ve unutulmaz anılarımız olmuştu. 

Küba deyince gerçekten için burkuluyor, geçende DW'de şimdilerde uğradıkları zorbalıkları ve yakıtsızlık nedeniyle yaşadıkları sıkıntıları anlatan bir haber program izledim.
Umarım geçmişte Sovyetler Birliği dağılırken yaşadıkları sıkıntılardan daha ağırını yaşadıkları bugünlerden kısa zamanda kurtulurlar. 



Dünkü erguvan seyri gezmesinden kalanlardan,
Kalamış Marina önündeki kaldırımdan,

28 Nisan 2026 Salı

28 Nisan Salı

Bugün çocukluk arkadaşım F.cığım ile Feneryolu istasyonunda buluştuk ve Kalamış Fenerbahçe sahilinde yürüdük de yürüdük.
Attığım toplam adıma 20bin beşyüz bişey diyor, benim adım sayar, 16 km mi ediyormuş, neymiş.
Yoruldukça, bazen güneşin altında bir bankta oturup denize baktık, birinde oturduk sandviç yedik, diğerinde çay içtik, bol bol sohbet ettik, annelerimizle olan ortak anıları yadettik ve derken gezme tur atma gününü yorgun argın tamamladık. 
Biraz daha gözümüz gönlümüz açılsın isterseniz Ekmekcikız'a bakabilirsiniz, burada. 




Bu eski yapıları, köşkleri mor salkımla sarılmış görünce, Halide Edip'in "Mor Salkımlı Ev" romanı geliyor aklıma.


27 Nisan 2026 Pazartesi

27 Nisan Pazartesi

Sabah henüz kargalar kahvaltısını yapmamıştı kızımı yolcu ettim, tekrar yattım, 6'ya doğru yeniden uyumuşum, iki saat sonra uyandım.
Kendime gelmem biraz zaman aldı, ortalığı toparladım, kahvaltımı yaptım, geçen cuma yaptırdığım tahlildeki değerleri göstermek üzere kardiyoloğa gittim.
Hava bol güneşliydi ancak poyraz sert esiyordu, güneş olmasa üşütecek kadar.

Öğlenden sonra pilatesten döndüm, yemek yedim ve bir takım videolar izlerken koltukta uyuklamaya başladım. Neden sonra kalktım, evi süpürdüm. Kontes hanım süpürge sesi duyunca toz oldu, mutaden.
Toz olması iyi oldu, zira salondaki kuşkonmazın yapraklarını yine didiklemiş olduğunu gördüm. Saksıyı ve içindekileri derli toplu hale getirmek için uğraştım biraz. Bakalım ne kadar dayanacak?



Sabah kızımı yolcularken balkondaki saksıda geçen yazdan bu yana büyümekte olan ıtırın çiçek açtığını gördüm.
Esasen saksıya diktiğimiz ıtırı bir gidişinde Bozcada'dan kökleyip kızım getirmişti. Tutar mı acaba düşüncesiyle önce tereddüt etmiş, biraz suda beklettikten sonra saksıya dikmiştim. 
Tutmakla kalmadı, çiçeklendi bile.
Yeni öğrendiğim bir not, ıtır sardunyagiller ailesindenmiş. 

26 Nisan 2026 Pazar

26 Nisan Pazar

Dün gece uykum bölük pörçüktü. 
Hani neredeyse bağzı komplo teorilerine inanasım geliyor; diyolla ki gökyüzünden bir toz serpiyorlarmış, belirli bir frekanstan ses yayını yapıyorlarmış filan falan, uykusuzluklar ondanmış. 
İnsanların aklı hep fesata çalışıyor, biri de demiyor ki yukarıdan peri tozu serpiyorlar her şey güllük gülistanlık oluyor, insanların yüzü gülüyor.

Bugün önce kızım kahvaltısını yaptı, işine gitti. Sonra annemle kahvaltı yaptık. 
Annem televizyon seyrederken, bir iki iş halletmek için eve gitmiştim, telefonum çaldı, arkadaşım Y. arıyordu, sahile doğru yürüyormuş, vaktin varsa buluşalım dedi. 
Dışarıdaki güneşli havayı görünce işleri erteledim, hazırlandım çıktım, iyi oldu, Y.ciğimle uzun zamandır görüşememiştik, hem yürüdük, hem sohbet ettik. Üstüne bir de kahve içtik, pazar keyfi oldu.



Sahil yürüyüşünden,
Hava pusluydu, adalar hayal meyal görünüyordu,
Ağaçlar tüm filizlerini konuşturuyordu yeşil yeşil,
Mor salkımlar parlıyor ve mis gibi kokuyorlardı.

25 Nisan 2026 Cumartesi

25 Nisan Cumartesi

Yine bir kavuşma ve veda günündeyiz.  
Büyük yeğenim kardeşinin doğum günü için gelmişti, bu sabah kahvaltıda kendisini gördük, hasret giderdik ve pasta keserek  mum üfledikten sonra vedalaştık. 
Kuzenler sarıldı, torunlar annaneyle muhabbetleşti, biraz güldük, biraz konuştuk ve bize ayrılan sürenin sonuna geldik, vedalaştık.

Kardeşime doğru gidiş ve eve  geliş yolunda gördüm, bu haftanın konusu mor salkımlar olacak. 
Bugün hava iyice ılık olduğu için pek güzel olmuşlar, bütün salkımlar tomurcuk halinde ve açıp coşmak üzereler. 

Harry Potter serini dinlemekte ilerlemeye devam ediyorum, Zümrüdüanka Yoldaşlığı bitmek üzere.
Talat Kırış'ın Başucumda Deniz kitabı Hamburg uçak yolculuklarına çok hoş eşlik etti, o da bitmek üzere. 


Doğum günü pastası, her on seneye bir mum yeterli,
Nicelerine...  🧿

24 Nisan 2026 Cuma

24 Nisan Cuma

Bugün küçük yeğenimin doğum günü, otuz yaşındaki yavrular ekibine o da katıldı. Oğlumun otuz yaşında olduğu sene yaşadığım şaşkınlık geçti sayılır. Kuzenleri arka arkaya otuz oluyorlar, bizde ah sen de otuz oldun diyoruz, sadece.

Haftanın cuma gününe gelmişiz yeniden, geçen hafta bugün yadellerde nehir kenarında yürüyüş yapıyır, çocuklarla sohbet ediyordum. Döndüm de yeni haftayı bitirdik de, neler neler...

Geçen pazar Hamburg'da dinlediğimiz konserden besteci Glinka'ya ait güzel bir parçayı buraya ekleyerek anıları canlı tutmayı deneyeceğim. 



Alt sokakta bir apartmanın bahçesinde açmışlardı,
Adına kanarya gülü deniyormuş ya da kerria japonica,
Burada biraz turuncu efekti var oysa göründüğünden daha açık sarı.