25 Temmuz 2026 Cumartesi

25 Temmuz Cumartesi

Günün heyecanı VNL yarı finalinde kadın milli takımımızı izlemek ve Çin'e karşı alınan 3 - 0'lık galibiyetle mutlu olmaktı.

Bir de neredeyse gün boyu bazen hızlı bazen daha sakin yağmur yağdı, hava epeyce serinledi.
Akşamüstü yağmurun hafifleyeceğini umarak biraz yürümek istedim. Tabii ki şemsiyemi aldım ve yine de biraz ıslandım. Olsun, yaz yağmur ferahlattı.
Gerçi pek çok yerde fazla yağmış ve su basmış, üzücü...


Mevsimin güzelliklerinden ortancalar,
Geçen senelerden birinden arkadaşımın bahçesinden,



24 Temmuz 2026 Cuma

24 Temmuz Cuma

 Bugün yağmur bekleniyordu, en azından bizim tarafta yağmadı, karşıya yağmış diye duydum. Gün boyu kimi bulutlu kimi güneşli esintiliydi hava. Yarına kuvvetli yağmur gelecek diyorlar, bakalım ne gelecek?

Akşamın şu saatinde yorgun argın oturdum , iki satır yazayım niyetiyle.
Gün pazar seferleri ( annem ve bizim için ) ve ayıklama, yıkama, yerleştirme, yemek yapma ile geçti.
Biraz kendimi bilsem, canıma acısam ve bu kadar kendime yüklenmesem, ağırdan alsam iyi olacak, dizim sızlıyor yine.



Pazar hasadından, vişne...
Daha irilerini yemek için ayırdım, ufak ve açık renkliler reçel oldu.
Geçen hafta yaptığım yaban mersini püresini beğendim ve bugün biraz daha aldım, yaptım.
 

23 Temmuz 2026 Perşembe

23 Temmuz Perşembe

 Dün park gezmesini anlatma işine dalınca, sabah radyoda dinlediğim bir klasik müzik parçasını eklemeyi unutmuşum. Şimdi hemen baştan ekleyeyim; Borodin'in  Prince Igor operasından Poloveç dansları. 

Bu sabah evin günlük telaşesi, temizlik işleri, yemek yapma faaliyeti arasında azıcık gecikerek de olsa kadın voleybol takımımızın VNL çeyrek finalinde Kanada ile yaptıkları maçı seyrettim. 
İlk setten sonra açıldılar bizimkiler, heyecanlı bir maç oldu ve yarı finale kaldılar. 

Günün diğer faaliyetleri biraz egzersiz, biraz mahallede yürüyüş yapmak oldu. Sahi, bir de bizim evin ve arkadaşımın evinin çiçeklerini suladım.




Müziğimiz gibi fotoğrafımız da dünden,
Fenerbahçe parkından, sarmaş dolaş gövdeleriyle ılgınlar.

22 Temmuz 2026 Çarşamba

22 Temmuz Çarşamba

Annem bir süredir söylüyordu, biraz açık havada  vakit geçirelim, parkta bahçede oturalım diyordu.
Bizim ekibin toplanması için gerekenler var; önce kardeşimin arabası serbest olacak, sonra evlerin temizlik günü olmayacak,  hava uygun olacak... Benim fizik tedavi araya girince projenin gerçekleşmesi biraz ertelendi, haliyle. 

Dün kardeşimle konuştuk, son zamanlarda hep Maltepe parkına gittik, epeydir yolumuz düşmüyor acaba Fenerbahçe parkına mı gitsek? Gidelim de oradaki taşlarda tekerlekli sandalyeyi yürütmek zor olur, ne yapsak?
Aslında Özgürlük parkı da olabilir, rahmetli Neşe teyzeyle gittiğimizden beri oraya da gitmemiştik, hem orada gözleme yapıyorlardı, annem sever. Tamam öyleyse, Özgürlük parkına gidelim.



Planladığımız vakitte toparlandık, yola çıktık. Özgürlük parkının arka kapısına ulaştık. Annemi tekerlekli sandalyeye oturttuk, ön kapıya doğru gölgelerden geze geze gittik. Oradan sol taraftaki tahta köprüye yönlendik, gel gör ki oturmak istediğimiz ağaç altı açık hava kahvesi yerinde yok. Hoppala!
Sorduk soruşturduk efendim, orada tadilat varmış, Eylül başında açılacakmış, şimdilik sadece girişe yakın ağaçlık alandaki büfede çay, kahve, tost filan varmış. 

Ehh, oturalım bari dedik, yerleştik, çay, ayran ve tost ısmarladık, sonra vakit gelmiştir dedik, Bezgin Bekir kılıklı iki delikanlının her söyleneni üç kez tekrar ettirdikleri büfeden siparişlerimizi aldık, oturduk. Oturduk oturmasına da bu defa ısıran sinekler huzur vermedi, kaşındık durduk.
Baktık olacak gibi değil toparladık, bindik arabaya ve ver elini Fenerbahçe parkı.



Fenerbahçe park bildiğimiz gibi, en azından. Yirmi otuz sene önceki zarif kent parkı havasından eser olmamakla, o güzelim açık hava kahvelerinin yerinde yeller esmekle ve o güzelim Romantika'nın kendi de adı da gitmiş olmakla birlikte, en azından bol yeşillik, ağaç altı ve deniz manzarası var.
Deniz kenarındaki ılgınların altında bir banka yerleştik, annemi çimenin üstünde konuşlandırdık. Biz kardeşimle kahvelerimizi höpürdetirken, annem ve R. gazozlarını içti. 
Denize sakince bakarak ılgın altında püfür püfür oturmanın keyfini çıkardık, annemin gönlünü yaptık; kısa günün kârı. 

21 Temmuz 2026 Salı

21 Temmuz Salı

 Fizik tedavi bugün bitti, dizlerimin eklemine aradaki sıvıyı artıracak ya da destekleyecek iğneler yapıldı ve son günlerdeki rutinim bitti. Bir iki gün egzersiz yapmayın dedi doktor, sonra başta günlük diz çevresi kaslarını güçlendirecek egzersizler olmak üzere çalışmaya başlayabilecekmişim. Bir ay öncesindeki halime  bakarak bugüne şükrediyorum.

Bugün hava dünden daha sıcak olacak sanıyordum, doğrusu gün boyunca o kadar fazla hissetmedim, bakalım gece nasıl geçecek? Dün gece yatmadan önce soğuk suyla duş yaptım, ferahladım, uyudum.
Son senelerde hava durumu konusunda abartmak eğilimi var gibi geliyor bana. Aman şöyle bir kar fırtınası gelecek, aman böyle şiddetli yağmur yağacak, yok çöl sıcakları geldi, yok yaz ortasında gece battaniye gerekecek. 
Yahu ne var? Yaz günü gece serin gelirse pencereni örter uyursun...



Bahçedeki güllere böcek dadanmıştı, çareyi hepsini budamakta buldular.
Nihayet kendine gelen güller şimdilerde yeniden açmaya başladılar.

20 Temmuz 2026 Pazartesi

20 Temmuz Pazartesi

 Bugün havanın sıcaklığının arttığını, sabah erken saatte Aile Hekimliğine doğru yürürken bile hissettim. Oysa dün akşamüstü gurbet kuşlarımla mesajlaşırken,  havanın serinlediğini, önceki gece eve dönerken hissettikleri havaya soğuk bile denebileceğini söylediler, mevsim normallerine dönmüşler.

Aile Hekimimizle konuşurken, izne ne zaman çıkıyorsunuz demiş bulundum. O da Ağustos başı memlekete annemi görmeye gideceğim deyince, klasik soruyu sordum, "memleket nere hemşerim?" ve gerçekten hemşeri çıktık. Meğer Malatya'da doğmuş büyümüş, annesi depremden sonra Elazığ'a gitmiş, şimdi orada yaşıyormuş.

Bir de sabah apartman kapısında kardeşime ve bana yıllar önce ( ama neredeyse 30 sene önce ) temizliğe gelen İ. Hanımla karşılaştım. Ben ona kapıdan geçsin diye yol vermeye çalışırken, o bana adımla hitap edince şaşırdım. Kendisini tanıtınca kapı önünde epey bir konuştuk, yıllar içinde çok değişmiş, benim görsel hafızamdaki resmin bugünkü gerçekle ilgisi kalmamış. Meğer bizim apartmana yeni taşınan bir tanıdığa yardıma geliyormuş. İlginç bir tesadüf oldu.



Pencereden dışarı bakmayı seviyor Kontes hanım,
Güneş çekildikten sonra pervaza çıkıp  telin önünde durup kuşları seyrediyor.

19 Temmuz 2026 Pazar

19 Temmuz Pazar

 Erkek Milli Voleybol Takımımız ilk kez VNL Finallerine gidecek. Bugün son maçlarını İran'la oynadılar. İran maça çok asıldı ve bizimkileri epey zorladı, neyse ki maçı 3 -1 bizimkiler aldı ve çocukların yüzleri güldü.
Dün gece oynanan Dünya Futbol Kupası 3. maçı neredeyse voleybol seti gibi sonuçlanmış, 6 - 4 İngiltere Fransa'yı yenmiş. Doğrusu maçı seyretseydim İngiltere'yi tutardım sanırım. Ve yine seyreder miyim emin değilim, seyredersem şampiyonluk için İspanya'yı tutarım sanki. 

Yazdıklarıma ara verdim, kızıma yardım için. Odasına yerleşme, değişiklik yapma işleri sürüyor. Abisinin odası iken, yıllar önce aldığımız jüt dokuma halı kısmen kütüphanenin ve masanın altında kaldığı için, açıkta kalan kısımları kesip biçerek çıkardı. Kalan açıklığa sevdiği bir kilimi sermeyi düşünüyor. Keyfine göre olur, dilerim.

Bu hafta pazardan Fransız fasulyesi denen aslında bizim taze börülce ile çok benzeyen fasulyeden almıştım, bugün pişirdim, soğanlı, bol sarımsaklı ve az domatesli, görünüşe göre  güzel oldu.



Afrika zambağı deniyormuş buncağızlara, 
Bu sıralar açıyorlar, sık sık gözüme ilişiyorlar.