19 Ekim 2026 Pazartesi

19 Ekim Pazartesi

 Çoklu hareketlerle dolu bir gündü. 
Sabah Aile Hekimi; ilaçlar yazdırıldı, aşı ne olacak sorusuna cevap olark "eczaneden aşı var bilgisi alırsanız aşı yazalım" tavsiyesi alındı.
Öğlen civarı evde; çorba kaynadı, reçe fokurdadıl, yemek pişti.
Öğlenden hemen sonra; butik AVM'mizde blue kızları buluşması, önce kahveler, sohbet devam ederken tatlılar, ardından küçük alışverişler ve veda vakti, iyi ki buluştuk.
Akşamüstü kuzene sorduğum "nasılsınız, Fransa karışmış, annem sizi merak etti" sorusunun cevabı olarak, yarım saatlik açıklamalı telefon konuşması daha doğrusu dinlemesi.



Çöp konteyneri  bekçisinin çalışma mekanı, diye ad versem bu fotiye... 
Olur herhalde, ne dersiniz?

18 Ekim 2026 Pazar

18 Ekim Pazar

Vakit öğleden sonra oluncaya dek, günü cumartesi sandım. Bu hafta öyle bir geçti ki günler yetmemiş bana. 
Sabah nevresim değiştirdim, çamaşır yıkadım. Öğlenden itibaren annemde yemek yaptım; karışık komposto, brokoli çorbası, zeytinyağlı kereviz. Yanına destekle iki günü idare eder, düşüncesindeyim.

Akşamüstüne doğru çıkıp mahallede yürüdüm, hava tahminimden serin geldi. sabah biraz güneş vardı, ardından epey bulutlandı, rüzgarlandı.

Arundhati Roy'un "Sığınağım ve Fırtınam" anı kitabını bitirdim. Sonra biraz kitapta geçen yer adlarına, Hindistan coğrafyasına baktım, politik olaylara göz gezdirdim. Koskoca ülke, kıta büyüklüğünde neredeyse, daha çok bilgi edinmeli diye düşündüm.

Akşam Eczacı-Vakıf voleybol maçını izledim, çok çekişmeliydi ve iki takım da tam bir yıldızlar  geçidiydi. 



Artık solan begonvil ya da yağmurlara ve soğuğa rağmen açmaya devam eden begovil; bakış açısına göre değişir.

17 Ekim 2026 Cumartesi

17 Ekim Cumartesi

 Bu sabah anneme batın ultrasonu çekilmesi için randevumuz vardır. Yağmur, aşırı olur mu endişesiyle önce randevuyu ertelemeye uğraştım, sonra kardeşim yağmur sabah gözükmüyor, öğleden sonra artıyormuş deyince, geri manevra yaptım.
Neyse ki ertelediğim saat halen boştu, randevuyu geri aldım ve sabah hastaneye telaşlanmadan gittik, döndük. Şükür raporda ciddi bir sorun olmadığı sonucu çıkmış, bir de doktorla konuşalım hayırlısıyla.

Annemin evindeki destek ve yardım faaliyeti bittiğinde öğleni geçmişti ve benim pilim bitmek üzereydi. Tüm öğleden sonrayı televizyon karşısında dizi özeti izleyerek, çekirdek çitleyerek ve sakız çiğneyerek geçirdim, biraz gevşedim böylece.

Bugün Anadolu yakasında kuvvetli olacak tahmini yapılan yağış Adapazarı'na, Batı Karadeniz'e kaymış gibi gözüküyor. Haber özetlerinde sel felaketine uğrayan mahallelerden görüntülerine baktım, bir de şu haberi izledim. Konuyu derli toplu anlatıyor, dereleri kapatmak nerelere mal oluyor, anlayan olacak mı acaba?
Başka ülkelerde bu tür sel baskınlarından ders alıp, mesela derelerin üzerleri tekrar açılmış, fazla gelen ve akan suyun toplanması için toprağın suyu emmesini kolaylaştıran çalışmalar yapılmış. Hepsi işe yarar, iş ki yapılsın.



Bizim kuyruklukız bu aralar ne yediğimizle fazlaca ilgilenir oldu.
Kızımın yediği pizzayı görmek için epey uğraştı.
Biraz kokladı, yalandığına bakmayın, kafayı çevirdi, ilgilenmedi.

16 Ekim 2026 Cuma

16 Ekim Cuma

 İki günde barajlardaki suyu %10 artıran ama beri yandan da cana ve mala çok zarar veren yağmur bugün biraz mola verdi. Gökyüzü kapalıydı, ama arada serpiştirdi geçti, pazar alışverişine dokunmadı.
 
Pazar demişken, bugün öğlene doğru pazara gittim yine, sonra akşamüstü başka bir yere gitmek için pazardan geçtim ve fiyatlara inanamadım, sabahkine kıyasla onar yirmişer ucuzlamıştı fiyatlar. 
Satıcıların dolu dolu tezgahlarının boşaldığını, mallarını sattıklarını görünce sevindim doğrusu. Onca emek veriyorlar, karşılığını tam alabiliyorlar mı bilmem, hiç değilse satmış olsunlar.

Bu hafta balık tezgahlarının efendisi yine palamuttu, bolluğuyla bereketiyle insanları balığa doyurdu bu sonbahar.


Masada ne varmış, ne yiyor bunlar yine?
Amann bu da yenilecek şey mi? 
Benim mis gibi mamam var, neyse.

15 Ekim 2026 Perşembe

15 Ekim Perşembe

 Az önce biraz sızlanmalı bir yazıya başlamak üzereydim, sonra telefonum çaldı ve her şey değişti.
Diyecektim ki, şeytan dürttü ve fotoğraflarımı açtım, geçen sene bugün, bir önceki sene bugün, ondan önceki sene bugün neredeymişim, ne yapıyormuşum diye bakmaya başladım.

Geçen sene mavi kızlarıyla Sütlüce'deki Digital Deneyim Merkezinde Van Gogh sergisine gitmişiz.  
Bir önceki sene S.ciğimle İstanbul Modern'de ve Tophane-i Amire'deki fotoğraf sergilerine gitmişiz.
Ondan önceki senenin hareketi büyük, Ş.ciğimle Makedonya, Kosova gezisindeymişiz.
 
Sonra da kendi kendime "bak bu sene böylece oturup kaldım, hava erken soğudu ondan mı nedir" minvalinde dertleniyordum.
Tam o sırada Urfalı çocuğum V. aradı ve hatır sordu "teyze İstanbul'da sel olmuş,  nasılsınız?" Sağol V.ciğim, iyiyiz çok şükür, gerisi iyilik sağlık.



Fotoğraf 2023 Ekim'inden Üsküp'te afiyetle bürek yemişiz.

14 Ekim 2026 Çarşamba

14 Ekim Çarşamba

 Dün öğlen sularında yeni bir diş randevusu için Mecidiyeköy yollarındaydım. Bu defa erkence çıktığım için Kadıköy'den Beşiktaş'a vapurla geçtim, Beşiktaş'tan Taksim dolmuşuna bindim, Taksim'den metroya geçtim. 
Tam dişimin ölçü işi bitmiş, diş doktorumla yeni doğan ikiz torunları hakkında muhabbete başlamıştık ki telefonum çaldı. Açtım, annemin yardımcısı ağlamaklı bir sesle konuştu ve "abla, sanırım kolum kırıldı" dedi. Hemen doktorumuzun önerisini ilettim, buz koy dedim, geliyorum.

Okul çıkış saatine yakınız, karşıya geçmenin en pratik yolu metrobüs olacak. Kardeşimi aradım, o da sağ olsun "geliyorum abla" dedi. Gayet senkronize hareket etmişiz, Ünalan metro istasyonunda buluştuk.
Evde R.ciğimin yağmurluğunu sırtına attık ve bize en yakın hastaneye ulaştık.
Mesai saatinin sonuydu, ortopedi doktorları çıkmıştı, neyse ve çok şükür acildeki doktor ve ekip konuya sakince yaklaştı, röntgen çekildi, kırık oturtuldu, alçı yapıldı, tekrar röntgen çekildi ve eve döndük.
Haliyle ilk geceyi ağrı nedeniyle biraz zor geçerdi R.ciğim, sabah kahvaltıdan sonra kontrole gittik, ortopedi doktoru dikkat edilecek durumları söyledi ve on gün sonra kontrole gelin dedi.

Hani derler ya, kul kurar kader gülermiş, bizimki de o hesap. 
Dün ve bugün için hepimizin ayrı ayrı nice planlarımız vardı, bambaşka olaylar oldu.
Bu arada bugünkü fırtına ve yağmura da bir not düşmeden geçmeyeyim, nasıl yağıyor öyle!


Dün Beşiktaş vapurunda Kadıköy mendirek içinden tarihi yarımadaya bakış fotosu çekmiştim, 
Sonra fotoğraf programı onu suluboya resim yaptı, aslı çok gri renkliydi, bence böyle güzel oldu. 

13 Ekim 2026 Salı

13 Ekim Salı


Alt sokaktaki ağaçlarda mantarlar gördüm. Mevsim, mantar mevsimi. Acaba zehirli mi yenilebilir mi?
Tabii ki sadece uzaktan baktım, dokunmadım bile.
Yağmurlu hava mantarları çoğaltacak mı acaba?