Her Güne Üç Güzel Şey 5 yaşında!
Blog manifestosu niyetine yazdığımdan sonra tarihini attığım ilk yazı 1 Ocak 2021'den beri burada.
Bu gün yaptıklarımın bir benzerini o gün de yaparak 2021'e başlamışım.
O gün mahallede yürümüşüm, bugün sahile indim, hava buz gibiydi, kar öncesi soğuğu vardı.
O gün Viyana Filarmoni Konserini izlemiş ve konserin günün koşullarına uyduğunu yazmışım, muhtemelen pandemi senesi olduğu için seyircisiz bir konserdi.
Bugün neşeli ve tam olması gerektiği gibi bir konser vardı. Şef Yannick Nézet-Séguin güler yüzüyle keyifli bir konser yönetti.
Dün akşam, bizim için bir aile geleneği olduğu haliyle kardeşimin evindeydik. Bizim çekirdek çiğdem aile annem, çiçek kızım ve ben misafirliğin tadını çıkardık. Büyük yeğenim, her sene olduğu gibi bu sene de, yılbaşı için Londra'dan gelmişti. Onlar dört kişi ve evdeki iki kediyle kadroyu tamamladılar.
Benim gurbet kuşlarıyla görüntülü konuştuk, aile büyüklerini aradık, iyi seneler diledik. Yine bir yılbaşı akşamı klasiği olarak tombala oynadık ve gece yarısından sonra evimize döndük.
Sahile doğru yürümeye başladığımda bizim mahalle pırıl pırıl güneşliydi.
O sırada kardeşim kendi evinin penceresinden çektiği kar manzarasını gönderdi, buraya gelmez o kar dedim.
Eve dönerken kar atıştırmaya başladı, uçuşan beyaz şeyler gördüm, diye sevindim.
Meğer, daha çoğunu görecekmişiz, Viyana Filarmoni konseri izlediğimiz süre içinde kar bir güzel yağdı, ağaçlar beyazladı.






