19 Ağustos 2026 Çarşamba

19 Ağustos Çarşamba

 Sabah erken saatte kuzenimden mesaj geldi, bizim sıcak su borusundan su sızıyor, senin evden mi geliyor acaba?  İki hafta önce tamiri yapılan bizim boruya baktık, sağlam duruyor. Meğer onların boru da aynı yerden çatlamış, sızdırıyormuş, ama önünde dolap olduğu için görememişler. Önce dolabı çekip bakıp sonra bana sorsalar ya!?

Öğlenden itibaren giden gelen yolcu takibindeydim; önce kardeşim ve eniştem İstanbul'a geldi, sonra tatilin son günü maalesef mide barsak enfeksiyonu geçiren  yeğenim halsiz mecalsiz halde evine uçtu. O sırada eski komşum E.cığım geldi, nezaket göstermiş yedek anahtarını elden vermek istemiş. Önce kahve içtik, sohbet ettik, sonra yemek yedik, eve baktık ve arkasından su dökerek E.cığımı da evine yolcu ettim.

Akşamüstü kedilerin davranışlarını anlatan Kedilerin Aklından Neler Geçiyor isimli bir saat uzunluğundaki belgeseli izledim, eğlenceliydi.
Bir diğer belgeselde Afganistan'da mülteci kampında yaşayan genç bir adam üzerinden hayatın akışı ve zorlukları anlatılıyordu. Kısa ama etkileyiciydi.



Fotoğraf dünden, motor Kabataş iskelesinden ayrıldıktan sonra geriye sahile bakış.

18 Ağustos 2026 Salı

18 Ağustos Salı

Bir süredir alt çenemde vız vız rahatsız eden bir implant azı dişi var. Bugün onu göstermek için sevgili dış hekimimizden öğlen saatine randevu aldım. Hazır karşıya geçmişken yapmam gereken bir iş daha var, arka arkaya hallederim dedim.

Gel gör ki tam yola çıkmışken dış hekimimiz aradı ve haber verdi, trafo patlamış, elektrik kesik, ne zaman geleceği belli değil.
Dedim zaten işim var, karşıya geçiyorum, işim bitene dek arıza giderilirse ne âlâ, yoksa başka güne randevulaşırız.

Nitekim Taksim'de işim bitti, ancak Mecidiyeköy'deki arıza bitmedi. Ne yapalım, ben de köyüme geri döndüm.  Bu defa vapur sefası yapmak için Karaköy'e giderek yolu uzatmadım, finükülerle Kabataş'a indim, Kadıköy'e motorla geçtim.



Kızkulesinin önünden geçerken fotoğraf çektim ve gurbet kuşlarıma gönderdim.
Oğlum, bu filtreyi çok sevdin anne yazdı.
Şimdi aşağıya filtresiz halini de ekleyeyim, siz karar verin hangisi daha cazip?



Gerçi bu yukarıdakinin aynısı değil, henüz yaklaşma anındayız.
Düşündüm, burada hiç değilse biraz daha fazla manzara olsun.


16 Ağustos 2026 Pazar

16 Ağustos Pazar

 Bugün gökyüzünde pambık tarlası bulutlar vardı. Dünkü deli rüzgarın etkisi azalmıştı, daha mutedil esiyordu.

Bir grup arkadaşımızla görüntülü görüşme yaptık. Tam kaptırmış gidiyorduk ki R.ciğim yeteri kadar hastalık konuştuk, başka konulara geçelim dedi. Eh, dedim normal, yaşımız gereği olacak o kadar.

Araya benim çocukların görüntülü konuşmaları girdi, bazen böyle üst üste oluyor konuşmalar. Onlar bitti, başka bir arkadaşım aradı.

Ha, bir de televizyon yayınlarının uydu ayarları değişmiş, bir kaostur gidiyor. Önce annemin televizyonu ile uğraştım, eski televizyon zaten, beceremedim. Sonra bizimkinde denedim, onu da yapamadım. Müşteri hizmetlerinden destek istedim, güya online olarak  bağlayacaklardı, ama şu ana dek ses çıkmadı. 

Bu aralar böyle terslikler çok oluyor, dün ekmek kızartma makinesi kontak yaptı ve bir daha çalışmadı, şimdi yenisini almak gerekecek.



Leylekler dönmeye başlamış, henüz gökyüzünde leylek göremedim, 
Onun yerine bugünün bulutları var elimizde.

15 Ağustos 2026 Cumartesi

15 Ağustos Cumartesi

 Günün özetini ana başlıklarla vereyim:

- Sabah bir örtü silkelemek için pencereyi ve sinekliği açmıştım. Rüzgar o kadar şiddetliydi ki ters açıdan sağanak halinde esti ve sineklik menteşesinden koptu, uçtu, apartmanın otoparkına açığa düştü.
Hemen bahçeye indim, kimseye bir şey olmadığına sevinerek sinekliği aldım. Dönerken apartman kapısında değerli komşularımızdan birisiyle karşılaştım, küçük oğluyla birlikte otoparka gidiyordu.
Kendisinin selam vermek konusunda ilginç bir davranışı var, benden küçük ve erkek olmasına rağmen sadece ben selam verince selam veriyor. Bu defa da öyle oldu.
Bir konuşma olsun diye, elimdeki sinekliği gösterdim ve rüzgardan uçtu, düştü, neyse ki aşağıda kimse yoktu dedim. Beyefendinin cevabı şöyle oldu "arabalara gelmemiş, malum komşular titizlenebilir".
Yaa evet, dedim ve asansöre yürüdüm. Asansörde yukarı çıkarken düşünüyordum, nasıl bir anlayıştır bu, ben bir cana  zarar gelmedi diye seviniyorum, adam mal derdinde...  ( Şu üç noktayı siz tamamlayın artık. )

- Suadiye'deki Remzi Kitabevi kapanıyormuş, neden yahu? Ne anılar ne kitaplar geçti yıllarca. 
Bir devir kapanıyor, çok üzücü.

- Bugün oğulcuğumun doğum günü. Dört senedir doğum günlerini uzaktan kutluyoruz, yine öğle oldu, görüntülü konuştuk. 
Orta ve Kuzey Avrupa'daki serin yazlarda geçen üç seneden sonra, doğduğu yılın en sıcak gününde dünyaya gelmiş olan çocuğum, ilk kez bu yaz doğum gününü güneşli bir günde kutlayabildiği için sevinçliydi.


Karaköy Kadıköy motorunun camları rüzgarın taşıdığı deniz suyunun tuzu nedeniyle dışarısı görünmez hale gelmişti.
Tarihi yarımada açıklarından geçerken, kış günüymüş, dışarıda yağmur yağıyormuş ve içerisinin ısısından camlar buğulanmış gibi hissettim.
Oysa sadece rüzgar ve deniz tuzu. 

14 Ağustos 2026 Cuma

14 Ağustos Cuma



Günebakan, gündöndü, ayçiçeği ve hatta şemşamer...
Bir bitkiye, onun çiçeğine verilen isimler...
Ki bir de meyvesi var, onun da isimleri  ayçekirdeği, çiğdem yöresine göre değişiyor.

Son günlerde google fotoğraflardaki bazı uygulamaları kullanıyorum, fotoğraflara yağlıboya veya suluboya havası veriyorum.
Yukarıdaki ayçiçeğini 5 sene önce mahallede yürürken görmüşüm, çekmişim. Bugün önüme çıkınca bu kare bir yağlıboya resim olsaydı, nasıl gözükürdü alternatifini denedim.
Hoş oldu bence.
 

13 Ağustos 2026 Perşembe

13 Ağustos Perşembe

 


Bunca senedir aynı evde oturmanın iyiliklerinden birisi, mahalle esnafıyla bir çeşit tanış veya komşu olmak.
Geçen ay kızımın odasının perdesini diken F. Hanımın dükkanının önü çeşitli boyda çeşitli bitkilerin olduğu saksıyla dolu.
Geçen hafta  dükkanının önünden geçiyordum, o da saksılarıyla ilgileniyordu, ayaküstü konuştuk.
Saksılardan kopardı, yabani semizotu ve reyhan verdi. Dedim bu reyhanı suya koyayım, köklensin ekeyim. Olur mu öyle, bilmem dedi Fatoş Hanım. En azından denerim, dedim ve oldu.
Bu reyhanlar komşu bahçeden geldi, diyebiliriz.