4 Haziran 2026 Perşembe

4 Haziran Perşembe

Dünkü yazının başlığında günü karıştırmışım salı yazmışım, kardeşim haber verdi, düzelteyim dedim, sonra unuttum. Az önce yazmak için arayüzü açınca hatırladım. Son iki gündür yazdıklarım blogrollda gözükmüyor yine. Anlamadım ki akışta  yer almak için tıklanmak mı gerekiyor nedir?

Bugün ilk kez yaz sıcağı yanına lodosu da alarak bunalttı doğrusu. Dışarıda yürürken eridiğimi hissettim, eve girince biraz ferahladım.

Afiyet Olsun Majesteleri isimli  bir Kore dizisi buldum, geçmiş zamanlarda geçiyor, bir çeşit zaman yolculuğu yapan bir kadın şef/aşçı var, olaylar günümüzden beş yüzyıl öncesinde gelişiyor... Bölümler bir saatten uzun sürüyor, her gün iki bölüm izleyerek kendime eğlence yapıyorum.



Madem gül mevsimindeyiz, iki sene öncesinden bir ebruli gülle bir selam vereyim.

3 Haziran 2026 Çarşamba

3 Haziran Çarşamba

Sabah aile hekimimize gittim, benim tansiyon ilacının yanısıra anneminkileri de yazdırdım. Bu arada bugün doktorumuzun keyfi yerinde idi ve annemin ismi nedeniyle askere çağrılma hikayesiyle başlayan sohbet, annemin sağlığına dair notların alınmasıyla gelişti.

Öğlende yeniden doktora gittim, bu defa üç dört aydır kulağımda hissettiğim doluluk hissi için Kulak Burun Boğaz uzmanına göründüm. Sanıyordum ki bir kaç sene önce olduğu gibi kulağımda kir tıkacı olmuş diyecek ve onları çıkaracak. Değilmiş, östaki borum tıkalıymış, o nedenle orta kulağa yeteri kadar oksijen gitmiyormuş; o doluluk hissi, pamuk tıkacı varmış duygusu ondanmış. 
Burnumu tıkayarak, yanaklarımı şişirerek nefes boşalttığım bir egzersiz gösterdi doktor ve günde bir kaç kere bir kaç tekrar yaparsan oksijen gider, yavaş yavaş açılır dedi.
Meğerse bir kaç kez uçakta yaşadığım kulağımın tıkanması hissi de o nedenle olurmuş. 
Bunları kardeşime anlatınca dedi ki zaten egzersiz yapmayı seviyorsun bu da kulağının egzersizi olacak, demek. 

Ayrıca bugün kızım Kontes hanımı iç dış parazit aşısı için veterinere götürdü. Kutusuna sokarken ciddi arbede yaşandı evde, velet kızımın eline epey derin bir tırmık attı. Benim için eridi ama, kızım Kontes'ine toz kondurmadı.



Karşı apartmanın bahçe köşesindeki beyaz gül öyle güzel coşmuş ki, bakmaya doyulmuyor.

2 Haziran 2026 Salı

2 Haziran Salı

Bahar da gelemedi diye söylenirken -gerçi benim bir itirazım yoktu, olana havaya- Haziran'la birlikte aniden yaz mevsimi başladı.  
Bugün sokaklar sıcaktı, ev içleri henüz idare eder vaziyette. 
Asıl betonlar tamamen ısındığında ve rutubet bastığında senenin sevmediğim zamanı gelmiş olacak. 
Kontes hanım bile bir süredir evin esen ve az güneş alan mekanlarında takılmaya başladı.
Neyse, hayattaki her şey gibi havaların o hali de geçici, diyerek teselli bulayım.



Sokaklarda yasemin kokusundan geçilmiyor, kimisi baygınlaşmaya başlamış bile.
Daha az olmakla birlikte  hanımelleri de açtı. 
Ha bir de ıhlamurlar ve iğdeler pek latifler...
 

1 Haziran 2026 Pazartesi

1 Haziran Pazartesi

Günün ilk işi olarak, bir süredir ağrı sızı çektiğim sol dizimi göstermek üzere doktora gittim. 
Dün randevu almadan önce, daha önce annemi de götürdüğümüz fizik tedavi uzmanı doktorumuzun adını hatırlayamamıştım. Aynı doktora Şuleciğim de gitmişti, adını sormak üzere aradım. Eş zamanlı olarak kardeşim eski yazışmalarımızdan doktorun adını bulmuş. Böylece çifte kontrol yapmış olduk ve bugün için tesadüfen açık bir randevu buldum, aldım. 

Doktor muayene ederken dizlerimin "yaşıma göre fena değil" olduğunu söyledi. Kıvırınca acıyor dedim, kıvırmayın dedi! Sonradan bu konuşmayı Şuleme anlatırken Leyla ile Mecnundaki bir sahne geldi aklına, güldük. Mecnun, Leylanın aşkından yanarak doktora gidiyor ve düşününce kalbim ağrıyor diyor. Doktor da "düşünmeyin" diyor. Benimkisi de o hesap.

Neyse, kışın dizlerimin üstüne düştüğümü söyledim, bu düşme bir şeyleri tetiklemiş olabilir dedi doktor ve röntgen istedi. Röntgen hemen çekildi, doktor baktı ve sol dizin bir tarafında biraz daralma olduğunu söyledi, ödemin ağrı yapabileceğini söyledi.
Ben zaten buz koyma, jel sürme ve eklem sıvısını destekleyici tablet alma tedavisine bayram sırasında başlamıştım, aynısına üç ay devam edin, düzelecektir, ağrı olunca zorlamayın dedi. 
Doktordan sonra pilatese gittim, hocamla bacak kaslarını güçlendirici hareketlere çalıştık.



Bugünkü kedimiz bayram ziyaretinden, Menli bey....

31 Mayıs 2026 Pazar

31 Mayıs Pazar

Gün bitiyor, hafta bitiyor, ay bitiyor, bayram bitti.
Bu bayram biraz "kafamda bir tuhaflık var" ruh halindeydik. Hayırlısıyla yeniden ve bayram gibi bayramlara diyelim.
Sanırım bayramın en güzel tarafı inşaat seslerinin kesilmiş olmasıydı, ohh!

Bayramın etkilerinden bir tanesi de bir çeşit aşırı beslenme faaliyetine girmemiz oluyor. Gelsin börekler, gitsin baklavalar, aile sofrasında şu şu yemekler olmazsa olmazlar, en masumundan bir tanecik lokumlar, bir lokmacık çikolatalar derken, ipin ucu kaçıveriyor. Bu hafta o ipin ucunu tekrar yakalamak gerekecek.

Öğlende mahallede küçük bir market alışverişi yaptım, alış veriş yapanlar son günlere göre hayli çoğalmıştı ve sokaklar oldukça hareketliydi.
Apartman içindeki seslerin, asansörün iniş çıkışlarının çoğalmasından da anlaşılıyor, tatil bitti, yarın iş, güç, okul zamanı. 



Güllerimiz apartmanın bahçesinden, yağmur sonrasından, önceden açmışlar solmaya başladı bile...

30 Mayıs 2026 Cumartesi

30 Mayıs Cumartesi

Bugün kardeşimle birlikte, annemi, büyük dayıma bayram ziyareti için götürdük. 
Geçen bayram, yağmur yağdı, hava soğuktu derken gidememiştik, annem üzülmüştü. Bu defa son gün de olsa bayram ziyaretini yakaladık. 

Trafik her zamanki kadar abartılı değilse de bayramın ilk günleri kadar boş da değildi. Gidiş geliş fazla sıkıntılı olmadı. Havanın güzelliğini fırsat bilenler sahilleri doldurmuştu, gezmelerdeydi.

Akşamüstü eve döndükten sonra dizlerimi açmak için mahallede yürüyüşe çıktım. 
O sırada telefon çaldı, P.ciğim arıyordu, annesindeymiş. Epeydir görüşmemiştik, iyi oldu biraz oturduk muhabbet ettik. Hızlıca arayı kapatma haberlerini aldık verdik.



Boğaziçinde alg patlaması varmış, birkaç gündür denizin rengi her zamankinden daha çok firuzeli ışıldıyormuş, yerinde inceledik, gördük.

29 Mayıs 2026 Cuma

29 Mayıs Cuma

 Sabah annemin perdesini açarken "yağmur yağmadı gece" dedim, oysa o kadar abartıyla bekleniyordu. "Başka yerlere yağdı, belki" dedi annem. Kim bilir? 
Dün kuzenim aramıştı, oturdukları şehir Normandiya'da, hava çok sıcak, biz alışkınız ama insanlar bunalıyor, demişti. Komşu bölge Brötanya da sıcakmış. Yeğenim Londra'nın da sıcak olduğunu söyledi.
İklim işleri, böyle...

Bugün A.ciğimin doğum günü.
Bir kahve içelim, oturalım muhabbet edelim dedim. Mahallemizdeki bir kafede buluştuk. Son anda bugün annesinin doğum günü olduğu için onunla programı olan Ş. de bir fırsat yaratıp aramıza katıldı, sürpriz oldu, keyiflendik. 
Bol bol muhabbet ettik, gezi fotoğraflarına baktık.  A.cığım ufak bir çizkek üzerine dikilen  mumu üfledi, dilek tuttu, ritüellerimizi de yapmış olduk. 



Bu sabahın sürprizi sadece yağmur yağmaması değildi,
Balkondaki kaktüsümüz mevsimin ilk çiçeklerini açmıştı.