Bir kaç gündür manolyalar açmaya başladı. Bu söylediğim Zeki Müren'in şarkıda söylediği "koklamaya kıyılamayan, güzel, beyaz manolyalar".
Bir de bahar başında açan manolyalar var, bilirsiniz. Onlar genellikle pembe olurlar ve yapraksız manolya ya da çıplak manolya olarak anılırlar; zira sonbaharda yaprak dökerler, baharda önce çiçekleri açar, sonra yaprakları çıkar..
Bu mevsim açan manolyaların kocaman, bembeyaz, mis kokulu çiçekleri olur ve kışın yapraklarını dökmezler.
Bugün yine pazar işleri vardı. İki kez gittim, sonra annemin siparişlerini verdim, benim evinkileri temizledim, yıkadım, yerleştirdim; klasik cuma günü hareketleri.
Son günlerde dizlerimi günde üç dört defa buz koyuyorum. O sırada boş oturmayayım diyerek, youtubedan videolara bakıyorum.
Bugün denk geldiğim bir tanesinde Londra'nın gezilecek görülecek yerlerini anlatıyordu.
Bir diğerinde tavukların endüstriyel üretimle nasıl yetiştirildiklerini ve tüm dünyada gayet sıkı kurallarla denetlendiklerini ve üretim sürecinde hormon kullanılmadığını anlatıyordu.
Bizim mahallenin minik parkında da bir kaç manolya ağacı var, onların da çiçekleri başladı.
Aşağıdan yukarı bakarak çektiğim için, çiçeğin güzelliğini tam yansıtamıyor, ama olsun.






