18 Şubat 2026 Çarşamba

18 Şubat Çarşamba

Belki iki sene önceydi, "Ben, Kirke"yi dinlemeye başlamıştım. Sonra ne oldu bilmiyorum, sarmadı, iki bölüm sonra bıraktım.  
Dün akşam yeniden indirdim ve dinlemeye başladım. Bu defa aldı, götürdü.
Mitoloji ekseninde kurulmuş bir kadın direnişi, bağımsızlığı anlatısı diye kısaca tanımlayayım, buradan dinliyorum. 

Dün, "bahar mı erkenden geliyor, mimozalar açmış baksana" derken, bugün "inanmazsınız bir ara kar yağdı" demek, çok acayip hissettiriyor.
Atmosferdeki havanın bu tahterevalli hallerinin bırakın fiziksel varlığımızı etkilemesini, ruh durumumuz üzerindeki etkilerine kapılmamak imkansız.

Bugün Kadıköy'de bizim kızlarla buluştuk, bir arkadaşımızın doğum gününü kutlamak için yemek yedik.
Yemek bahane, oturduk uzun uzun, sohbet ettik.
İki arkadaşımız birlikte, yapay zeka desteği de alarak, doğum günü şarkısı yazmışlar, eğlenceli olmuş.




Varaklı, aynalı, süslü, yansımalı...

17 Şubat 2026 Salı

17 Şubat Salı

Sabah erken saatte yağmur yağıyordu. Yağmur dediysem, adını tam bilemediğim, tanımlarsam  ince sprey gibi ıslaklık diyebileceğim şey yağıyordu. 
Sonuçta o kadar nem gökyüzünden yere inince bir çeşit yağmur etkisi oluyor. 
Bir şey gözlüyorum bir süredir (kardeşimde aynı gözlemi paylaştı geçenlerde)  kaldırımların kenarlarında ve bazı bahçe duvarlarında  basbayağı yosunlaşma oluşmaya başladı. 
Eskiden şakır şakır yağmur yağan zamanlardan böyle bir oluşum hatırlamıyorum. 
Bugün dayanamadım, bir bahçe duvarının üstüne dokundum, gerçekten yosun gibi kaygandı. 
Belki yosun değil de liken gibi bir yapıdır, hani bazı ağaçların kuzey cephelerinde büyüyen yeşil doku gibi. 
Artık benden bu kadar, gözledim, yazdım; doğrusunu araştırmayı, bulmayı bilim insanlarına bırakıyorum.

Öğlene doğru trenle Erenköy'den Suadiye'ye doğru giderken bir kaç mimoza gözüme ilişti. Sapsarı açmışlardı, pek güzellerdi.
Adaya gitmek, mimozaları seyretmek zamanı gelmiş gibi gözüküyor.



Şubat 2022'de çekmişim bu fotoğrafı, sisli puslu bir günden...

16 Şubat 2026 Pazartesi

16 Şubat Pazartesi

Çocuklarla yazışıyorduk, kızım Kontes hanımın uyurken çektiği komik bir pozunu göndermiş.
Dedim, bakmayın siz onun bu masumiyet timsali duruşuna, uyumadığı zaman neler yapıyor neler.
Çiçeğim hemen korumasına almış yavruyu, benim için "perdesine iki pati attı, ondan sinirli" yazmış.
Yaa işte böyle! Kuzguna yavrusu anka gözüküyor, her zaman olduğu gibi.

Kızım bir salata yaptı, pek güzel oldu.
Maş fasulyesini haşladı. Yeşil soğan, dereotu, elma, mor lahana, peynir kırığı, ceviz ekledi, zeytinyağı, limon  ilavesiyle işlemi tamamladı. 
Öneririz.

Bugün ayı ortalamış olarak yeni haftaya başladık. 
Yarın güneş tutulması varmış, ama bizim coğrafyadan görülemeyecekmiş.
Dün dinlediğim podcastlardan birinde insanın yanında cep telefonu bulunduğunda, bakmasa bile, dikkatinin % 10 düştüğünden söz ediyordu. Ne akıl çeldirici bir nesne bu cep telefonları ve onlardan akan diğer dünya, yahu! 



Bu ayva baharının önünden haftada bir iki geçiyorum.
Neredeyse bir aydır "açtım, açıyorum" havasındaydı.
Dünkü bahar havasında  dayanamamış ve bir güzel açmış, sonunda. 

15 Şubat 2026 Pazar

15 Şubat Pazar

Sabah kahvaltıda dinlemek üzere müzik ararken İş Sanat'ın yeni bir videosuna denk geldim.
2025 Attila İlhan'ın 100. doğum yıldönümü imiş. Bu vesile ile hazırlanan şiir dinletisinin başlığı "Ben sana Mecburum Bilemezsin".
Sabah dinleyemedim, şimdi tekrar açtım, yazıdan sonra tamamını dinleyeceğim.

Öğlende kuzenim, eşi ve küçük çocukları annemi ziyarete geldiler. Çocuklar bir kaç ayda nasıl da büyümüş şaştım, hani neredeyse sohbet edilir kıvama gelmişler.

Öğleden sonra bahar havası gibi ışıklı ve sıcak bir hava nedeniyle  iyice kalabalıklaşmış kaldırımlardan geçerek caddeye yürüdüm, CKM'de kızımla buluştuk. 
Biletini önceden aldığımız, dolu bir salonda sezonun merak kaynağı filmlerinden Hamnet'i izledik.
Filmin sonundaki dramatik kırılma sahnelerinde özellikle oyunculuklar çok iyiydi. 
Daha önce romanı sesli kitap olarak dinlemiştim, filmi izlemek ayrıca zevkli oldu.
Eve dönüşte muhteşem eserlerin büyük yazarı William Shakespeare, karısı Anne Hathaway  ve çocukları özellikle ölen oğulları hakkında biraz okudum.
Filmi izleyecek ya da kitabı okuyacak olanlar için merak unsurunu yok edici fazla ayrıntı yazmak istemiyorum, sadece şunu söyleyeyim, kitap veya film hangisini tercih ederseniz, mutlaka keyif alacağınızı düşünüyorum.



Dün sahildeki Bostancı metro istasyonundan çıkarken, ışıklı tavanı ve gölge ışık oyunları dikkatimi çekmişti.
Ayrıca, dışarıda istasyon çıkışının sahil parkıyla birleşmesi tamamlanmış ve yıllar süren inşaatların dağınıklığından sonra insanların gezip dolaştığı bir yer haline gelmiş.

14 Şubat 2026 Cumartesi

14 Şubat Cumartesi

Bugün herkes sokağa atmıştı kendisini desem yeridir; ılık havadan, güneşten faydalanmak isteyenler, hafta sonu keyfi yapanlar, sevgililer gününü kutlayanlar ve benim gibi tek derdi yürüyüş yapmak olanlar.

Sabahtan "Bir Aile Meselesi" podcast serisinin 121. ci yayınlandı bugün. 
Bir süredir Zeynep ve Serdar Çankaya çiftinin ( kendileri psikiyatr ve psikolog ) özenle hazırladıkları sohbetleri izliyorum, dinliyorum. 
İmkanları kısıtlı olan veya kendi kendine çözüm arayan insanlara destek olmak amacıyla, sakin sade bir sohbet şeklinde konularını anlatıyorlar.
Bugünkü konu başlığı Hayattan Alacaklı Olmak idi. Dinlemek,  takip etmek isterseniz link burada. 




Öğleden sonra yürüyüş yolum bu defa Bostancı sahiline ulaştı. Sahil cıvıl cıvıldı, sadece adalar değil Yalova sahili de görülüyordu.
Gel gör ki çektiğim fotoğraflar hiç de öyle çıkmamış, anlamadım neden?



Biraz parlaklığı artırınca da romantik görüntülü güneş gökyüzünden kayboldu. 

13 Şubat 2026 Cuma

13 Şubat Cuma

Dün akşam salata yaparken sağ elimin baş parmağının üst boğumunu rendeye kaptırmışım. Bant yapıştırdım hemen, kanamadı. Bugün pazar işleri vardı ya, ayıklama yıkama derken, tam da oynak yere denk geldiği için bir türlü kapanamadı. Bu gece belki yama tutar artık. 

Sabah Bodrum'da yaşayan bir arkadaşımız, gruba mesaj attı, sesiniz çıkmıyor diyerek. Oysa kendisi hep en geçe kalandır. Meğer oralarda sağanak yağış varmış, gök delinmiş adeta, belli ki gök gürültüsünden filan erkenden uyanmış bizim arkadaş. Gruptan yazdık, bizim havamız da kapalı ama yağmur az dedik.

Masumiyet Müzesi dizi olmuş, bugün yayına başlamış. 
Merak ediyorum doğrusu,  kitabını okuduktan yıllar sonra, bu defa izlemek nasıl bir his verecek, nasıl bir tecrübe olacak?




Kızım saçını kurutuyormuş, Kontes hanım sesten hiç hoşlanmamış olacak ki mirket gibi dikelmiş.
 

12 Şubat 2026 Perşembe

12 Şubat Perşembe

Bugün arkadaşım bir haber gönderdi; Kars'ta Çıldır gölünün buzları çözülmüş ve sular yüzeye çıkmış, bu nedenle önümüzdeki günlerde yapılacak şenlikler iptal edilmiş.
Sekiz sene önce tam bu tarihte Kars'a gitmiş ve Çıldır gölünde atlı kızakla gezmiştik. Şimdi gidenler o uçsuz bucaksız beyazlıkta gezmenin keyfinden mahrum kalacaklar. 
Anladığım kadarıyla hava beklenmedik şekilde ısındı ki buzlar çözülmeye başladı.

Bir kaç gün önce caddede yürürken elinde bir demek mimoza olan bir kadın görmüş ve içimde eyvah demiştim, yine erken başlıyorlar.
Pazar günü hava sıcaklığının 20 dereceye ulaşacağına dair tahminler var, öyle olursa tüm tomurcuklar açmaya başlar, ne yazık ki.
Anlaşılan o ki bu sene bahar ya erken gelecek ya da erken gelecekmiş gibi yapacak, son iki senede olduğu gibi meyve ağaçlarını aldatacak.

Akşamüstü biraz artistik patinaj yarışmalarının kazananlarını izledim, bir de "Magarsus" ve "Prens"in son sezonlarının son bölümlerini. 
Araya ne girmişse, tamamlamadan bırakmışım ikisini de. Şimdi tamam oldu.



Kars,  12 Şubat 2018, Tarihi Taş köprü, hava buz gibi, soğuk...