7 Haziran 2026 Pazar

7 Haziran Pazar

 "İstanbul'da 6.6.6 yoğunluğu yaşandı" haberini okuyunca gülümsedim. Benim 5'inde gittiğim düğün için gençler  tarih belirlerlerken önce 6 Haziranı düşünmüşler, sonra 5'ine dönmüşlerdi. 
Dün kardeşim ve ailesi yeğenimin arkadaşının düğününde 6.6.6'yı yakaladılar. Bugün yeğenler annemi görmeye geldiklerinde üzerlerinde dün gecenin yorgunluğunu taşıyorlardı. 
Malum şimdilerde gençler düğün bittikten sonra eğlenmeye devam ediyorlar, bizimkiler de feneri epey geç vakitte söndürmüşler. Oh, sefaları olsun!

Bu pazar çoğunlukla annemle vakit geçirdim, yine.
Bir ara evde ortalık topladım, yemek yaptım. 
İki arkadaşımla uzun uzun telefon görüşmesi yaptım, haber alıp verdik.
Annem de teyzemle telefon muhabbeti yapmış.
Akşamüstü kardeşim ve kızları anneme geldi, mevsimin ilk karpuzunu birlikte yedik.

 

Karahimdibalar sarı çiçeklerini açalı nice oldu, artık beyaz ve uçarı haldeki tohuma döndüler.
Çocukken "kulağa kaçan" dediğimiz bu tohumları üflemeyi ve uçuşmalarını izlemeyi pek severdim.

6 Haziran 2026 Cumartesi

6 Haziran Cumartesi

Telefonumdaki kayıtlı hava durumu rehberi hava olaylarını ve dereceleri oldukça gerçekçi verirdi. 
Yakın zamanda, diyebilirim ki hava ısındığından beri biraz sapıttı, yüksek yüksek dereceler yazıyor. Evet, hava sıcak ama o kadar da değil. Anlamadım ne oldu?
Bu aralar teknolojiyle aram iyi değil mi, nedir?

Bizim kedi hava ısındığından beri gündüz uykusu mekanlarını değiştirdi. Akşamüstüne dek benim yatağımın üstüne yerleşiyor, arada sırada pencereden dışarıyı seyrediyor. Akşamüstü salon tarafına geçiyor, bu defa ağacına çıkıyor, sokağı oradan seyrediyor.

Akşamüstüne doğru gölgeler biraz uzar gibi olunca yürüyüşe çıkmıştım. O sırada Bayan E.'yi aradım, hal hatır sormaya. Demesin mi hastanedeyim, çocukluk arkadaşı Ö. ameliyat olmuş, onun yanındaymış. Meğerse, Ö.cüğüm balkonda otururken  zaman içinde paslanan, bu seneki yağmurlarla artık çürüyen ve zaten zamanında yanlış bağlantı yapılan balkon demirleri balkonun çökmesine neden olmuş. Büyük kaza! zavallı kızcağızın vücudunda kırıklar varmış, ameliyat olmuş. Neyse ki, şimdilerde daha iyiymiş. Üzüldüm, doğrusu. Görünmez kaza diyeceğim ama bizim memleketin işlerinin sakatlığı, bir yandan da... 



Bugünkü gülümüz 2021'den, bir çeşit pandemi gülü diyebiliriz, balkonda saksıda büyütmüşüm.

5 Haziran 2026 Cuma

5 Haziran Cuma


Ne zamandır düğün dernek yaşamamışım, bugün oğlumun ilkokul arkadaşı B.cığımın merasiminde fark ettim.
Şehirden uzakta, kırlık alanda, oraya ulaşana dek çekilen trafiği saymazsak sakin ve huzurlu ortamda güzel bir kutlama oldu.
Yıllar ne çabuk geçiyor, daha dün gibi evin içinde koşturmaca oynayan küçümenlerin halleri, onların ana baba olmaları da yakındır, bu gidişle...

4 Haziran 2026 Perşembe

4 Haziran Perşembe

Dünkü yazının başlığında günü karıştırmışım salı yazmışım, kardeşim haber verdi, düzelteyim dedim, sonra unuttum. Az önce yazmak için arayüzü açınca hatırladım. Son iki gündür yazdıklarım blogrollda gözükmüyor yine. Anlamadım ki akışta  yer almak için tıklanmak mı gerekiyor nedir?

Bugün ilk kez yaz sıcağı yanına lodosu da alarak bunalttı doğrusu. Dışarıda yürürken eridiğimi hissettim, eve girince biraz ferahladım.

Afiyet Olsun Majesteleri isimli  bir Kore dizisi buldum, geçmiş zamanlarda geçiyor, bir çeşit zaman yolculuğu yapan bir kadın şef/aşçı var, olaylar günümüzden beş yüzyıl öncesinde gelişiyor... Bölümler bir saatten uzun sürüyor, her gün iki bölüm izleyerek kendime eğlence yapıyorum.



Madem gül mevsimindeyiz, iki sene öncesinden bir ebruli gülle bir selam vereyim.

3 Haziran 2026 Çarşamba

3 Haziran Çarşamba

Sabah aile hekimimize gittim, benim tansiyon ilacının yanısıra anneminkileri de yazdırdım. Bu arada bugün doktorumuzun keyfi yerinde idi ve annemin ismi nedeniyle askere çağrılma hikayesiyle başlayan sohbet, annemin sağlığına dair notların alınmasıyla gelişti.

Öğlende yeniden doktora gittim, bu defa üç dört aydır kulağımda hissettiğim doluluk hissi için Kulak Burun Boğaz uzmanına göründüm. Sanıyordum ki bir kaç sene önce olduğu gibi kulağımda kir tıkacı olmuş diyecek ve onları çıkaracak. Değilmiş, östaki borum tıkalıymış, o nedenle orta kulağa yeteri kadar oksijen gitmiyormuş; o doluluk hissi, pamuk tıkacı varmış duygusu ondanmış. 
Burnumu tıkayarak, yanaklarımı şişirerek nefes boşalttığım bir egzersiz gösterdi doktor ve günde bir kaç kere bir kaç tekrar yaparsan oksijen gider, yavaş yavaş açılır dedi.
Meğerse bir kaç kez uçakta yaşadığım kulağımın tıkanması hissi de o nedenle olurmuş. 
Bunları kardeşime anlatınca dedi ki zaten egzersiz yapmayı seviyorsun bu da kulağının egzersizi olacak, demek. 

Ayrıca bugün kızım Kontes hanımı iç dış parazit aşısı için veterinere götürdü. Kutusuna sokarken ciddi arbede yaşandı evde, velet kızımın eline epey derin bir tırmık attı. Benim için eridi ama, kızım Kontes'ine toz kondurmadı.



Karşı apartmanın bahçe köşesindeki beyaz gül öyle güzel coşmuş ki, bakmaya doyulmuyor.

2 Haziran 2026 Salı

2 Haziran Salı

Bahar da gelemedi diye söylenirken -gerçi benim bir itirazım yoktu, olana havaya- Haziran'la birlikte aniden yaz mevsimi başladı.  
Bugün sokaklar sıcaktı, ev içleri henüz idare eder vaziyette. 
Asıl betonlar tamamen ısındığında ve rutubet bastığında senenin sevmediğim zamanı gelmiş olacak. 
Kontes hanım bile bir süredir evin esen ve az güneş alan mekanlarında takılmaya başladı.
Neyse, hayattaki her şey gibi havaların o hali de geçici, diyerek teselli bulayım.



Sokaklarda yasemin kokusundan geçilmiyor, kimisi baygınlaşmaya başlamış bile.
Daha az olmakla birlikte  hanımelleri de açtı. 
Ha bir de ıhlamurlar ve iğdeler pek latifler...
 

1 Haziran 2026 Pazartesi

1 Haziran Pazartesi

Günün ilk işi olarak, bir süredir ağrı sızı çektiğim sol dizimi göstermek üzere doktora gittim. 
Dün randevu almadan önce, daha önce annemi de götürdüğümüz fizik tedavi uzmanı doktorumuzun adını hatırlayamamıştım. Aynı doktora Şuleciğim de gitmişti, adını sormak üzere aradım. Eş zamanlı olarak kardeşim eski yazışmalarımızdan doktorun adını bulmuş. Böylece çifte kontrol yapmış olduk ve bugün için tesadüfen açık bir randevu buldum, aldım. 

Doktor muayene ederken dizlerimin "yaşıma göre fena değil" olduğunu söyledi. Kıvırınca acıyor dedim, kıvırmayın dedi! Sonradan bu konuşmayı Şuleme anlatırken Leyla ile Mecnundaki bir sahne geldi aklına, güldük. Mecnun, Leylanın aşkından yanarak doktora gidiyor ve düşününce kalbim ağrıyor diyor. Doktor da "düşünmeyin" diyor. Benimkisi de o hesap.

Neyse, kışın dizlerimin üstüne düştüğümü söyledim, bu düşme bir şeyleri tetiklemiş olabilir dedi doktor ve röntgen istedi. Röntgen hemen çekildi, doktor baktı ve sol dizin bir tarafında biraz daralma olduğunu söyledi, ödemin ağrı yapabileceğini söyledi.
Ben zaten buz koyma, jel sürme ve eklem sıvısını destekleyici tablet alma tedavisine bayram sırasında başlamıştım, aynısına üç ay devam edin, düzelecektir, ağrı olunca zorlamayın dedi. 
Doktordan sonra pilatese gittim, hocamla bacak kaslarını güçlendirici hareketlere çalıştık.



Bugünkü kedimiz bayram ziyaretinden, Menli bey....