spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ekim 2026 Pazar

18 Ekim Pazar

Vakit öğleden sonra oluncaya dek, günü cumartesi sandım. Bu hafta öyle bir geçti ki günler yetmemiş bana. 
Sabah nevresim değiştirdim, çamaşır yıkadım. Öğlenden itibaren annemde yemek yaptım; karışık komposto, brokoli çorbası, zeytinyağlı kereviz. Yanına destekle iki günü idare eder, düşüncesindeyim.

Akşamüstüne doğru çıkıp mahallede yürüdüm, hava tahminimden serin geldi. sabah biraz güneş vardı, ardından epey bulutlandı, rüzgarlandı.

Arundhati Roy'un "Sığınağım ve Fırtınam" anı kitabını bitirdim. Sonra biraz kitapta geçen yer adlarına, Hindistan coğrafyasına baktım, politik olaylara göz gezdirdim. Koskoca ülke, kıta büyüklüğünde neredeyse, daha çok bilgi edinmeli diye düşündüm.

Akşam Eczacı-Vakıf voleybol maçını izledim, çok çekişmeliydi ve iki takım da tam bir yıldızlar  geçidiydi. 



Artık solan begonvil ya da yağmurlara ve soğuğa rağmen açmaya devam eden begovil; bakış açısına göre değişir.

7 Eylül 2026 Pazartesi

7 Eylül Pazartesi

 Dün gece geç vakte kadar Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonu olan takımımıza ait görüntüleri ve maçın yorumlarını izledikten sonra geç vakit uyudum, keyifli bir uykuya dalmış olmalıyım. 

Sabah pilatese giderken gözlük reçetemi de yanıma almıştım. Öğlen civarında metrobüsle karşıya geçtim, Taksim'e ulaştım. Yıllardır gözlüklerimi yapan optisyene gittim, derdimi anlattım. O da bana seçenekleri gösterdi ve sonuçta bir yakın bir uzak gözlüğü ısmarladım. Şimdi heyecanla yarını bekliyorum; yeni gözlüklerle nasıl göreceğim ve kolay alışacak mıyım?

Meydandaki işim bittiğinde İstiklal Caddesinde Tünel'e doğru yürümeye başladım.
Önce döviz bürosundaki tatlı genç kadına selam verdim. Son defa geldiğimde yoktunuz diye belirttim. Bu tarafa geldikçe uğrayın dedi. Tanışlık, göz aşinalığı böyle olmalı, yıllar içinde simalarımız değişse bile, insanların birbirine olan iyi duyguları değiştirmiyor, demek ki. 

Hayvore'ye epeydir uğramamıştım. Sokağın önünden geçerken acıktığım aklıma geldi. Kasada duran E. hanım içeriye girdiğimi görünce gülümseyerek karşıladı. Ayaküstü sohbet ettik, yemek yiyecek misiniz dedi, Pazılı kaygana ve hamsi buğulamayı gözüme kestirmiştim bile, tabii ki dedim ve yemeğin keyfini çıkardım.



 Metrobüs penceresinden Boğaziçine doğru bakış,
Bugün gökyüzü çalışkan bir hallacın köpürttüğü bulutlarla doluydu.

6 Eylül 2026 Pazar

6 Eylül Pazar

Ne maçtı ama!
Öldük öldük dirildik; kâh umutsuzluk, bu iş bitti galiba endişesi kâh sevinçten zıp zıp zıplamalar...
Maçın bitiminde kızımla birbirimize sarıldık, zıpladık.
Bana maçları takip etme arzusunu aşılayan, ilk  motivasyonu veren kardeşimle sürekli yazıştik bir yandan ve günün sonunda annemin de maçı seyrettiğini öğrendik ki bu da bizi ayrıca mutlu etti. 
Sağolun kızlar, elinize emeğinize sağlık, yüzümüzü güldürdünüz. 

Şampiyonlarımıza...

5 Eylül 2026 Cumartesi

5 Eylül Cumartesi

 Evde bir dolu iş yaptığım bir gündü. Çarşaf değiştirmek, çamaşır yıkamak, bir miktar domates kavonozlamak derken gün geçti.
Akşamüstü voleybol maçınızı seyretmeye odaklanmıştık, kardeşimle yazışarak maçı eğlenceli şekilde geçirdik ve mutlu sona ulaştık.
Bu akşamın yemeğini, artık hastalık halinden sıyrılmaya başlayan kızcağızım yaptı. Yemek hazır çağrısını yapmaya  alışmış biri olarak hazır sofraya oturmak çok keyifliydi.



Finaldeyiz, haydi bir daha!...


25 Ağustos 2026 Salı

24 Ağustos Pazartesi

 Bu sabah Nurşenciğimin üç sene önceki Eskişehir yolculuğumuzu anan nostaljik mesajı sonrası yazışırken, evrene "duy sesimizi  buluştur bizi" diyerek güne başladık.

Devam eden saatlerde kardeşim anneme ziyarete geldi, derken akşam yemeğini yaptım ve saat 7'ye doğru televizyonun başına kuruldum. Voleybol Kadın Milli takımımızın Slovenya maçını seyrettim.
O esnada gün boyunca evden çalışmış olan kızımla akşam yemeğimizi yedik.

Maç sonrası anneme çıktım ve bugünün yazısını yazmamış oldum. Sabah yazarım diyordum, reçel kaynattım, evin günlük işleri derken öğleni bulduk.
Şimdi ben hile yapacağım, bugün yazdığım yazıyı dünün tarihiyle yayınlayacağım. Bugünün yazısı da akşama doğru çıkar, blogger akışta gösterirse...



24 Ağustos 2023 tarihli Eskişehir gezimizden anı, Cam Müzesi avlusundan...
O günün yazısının linki burada, okumak isterseniz. 

23 Ağustos 2026 Pazar

23 Ağustos Pazar

 Voleybolda Avrupa Kupası maçları başladı, kızları seyrederken günümüze renk geliyor, yeniden.

Bir kaç gündür bir Avustralya dizisi izliyordum, bugün ilk sezonu bitti, şimdilik devamı yok ama gelir bence, öyle bir noktada kesildi.

Maç seyrederken Kontes kucağıma kuruluyor ve uyukluyor, bugün bir ara sıcak bastı, kucağımdan alıp pufa koyayım dedim, kızdı ve bacağıma pati attı. Çocuk kısmı hep aynı, keyfine dokunmayacaksın.

Bugün bir de durduk yere sağ dizim ağrıdı, halbuki egzersiz yaparken onu da çalıştırıyorum. Nedir derdi anlamadım.



Kahvaltıda yumurtanızı nasıl seversiniz?
Benim günüme göre değişiyor, bazen haşlanmış, bazen tavada göz.
Çocukluğumda en sevdiğim, yumuşak kıvamlı bir kayısıyı kaseye koyup, içine çıtır ekmek doğrayıp biraz tuz karabiber ekmek ve biraz zeytinyağı damlatıp yemekti.

27 Temmuz 2026 Pazartesi

27 Temmuz Pazartesi

Satırlarıma başlarken, yazdıklarımızı kafasına göre gecikerek yayın akışlarımızda gösteren blogspota en içten hörmetlerimi sunmak istiyorum. 
Ekmekcikız'a yazdığım son yazı 3 gün sonra tedavüle çıktı, bu blogun son yazısı bir önceki yazı olarak gözüküyor. 
Bi titre de kendine gel sayın blogroll, öbür mecralar gibi saniyesinde görünür olmak derdinde değiliz de, okuyucudan yazılmış yazıları gizlemesen eyi olcek, aksi halde başımı alıp gidesim var.
Bilmem anlatabildim mi?

Bugün sebze ayıklarken, dünkü final maçının özetlerini izledim dersem, kafayı voleybolla bozmuş olduğum düşünülebilir, ama çok zevkliydi, ne yapayım?
Bir de Yüksel Aksu'nun son filmi Bak Postacı Geliyor'u seyrettim. Tatlı bir filmdi, bir buçuk saat eski zaman nostaljisi içinde hoş vakit geçirdim, iyi geldi.



Bu fotoğrafı daha önce en az iki kez yayınlamış olmalıyım, yine karşıma çıktı, yine anıları yâd ettim, buraya da eklemek istedim.
Hem bugün için daha anlamlı, eski büromuzun balkonundan görülen bu manzaranın fotoğrafını, tam on sene önce 27 Temmuz 2016'da çekmişim.
bugün 

26 Temmuz 2026 Pazar

26 Temmuz Pazar

 Ohh! Şampiyon oldular! Yaşasın! 
Kızlar bugün VNL Şampiyonu oldu, dişe dişe bir mücadele ile Brezilya'yı 3 - 1 yendiler.
Heyecanlandık, güldük, ağladık, hop oturup hop kalktık. 
Şimdi sıra erkek takımında, onlardan da derce bekliyoruz, çıta yükseldi.

Şampiyonluk sevincini bir yana, akşamüstü saatlerini evin fiberoptik internet bağlantısı ve televizyon, bilgisayar arasındaki uyum sorununu çözmek için çeşitli müşteri hizmetleriyle konuşarak geçirdim, başıma ağrılar girdi, şu anda kafamda bir çember var sıkıyor.

Oysa sabah ne güzeldi, neredeyse iki ay aradan sonra sahile yürüdüm ve dünkü yağmurdan sonra pırıl pırıl olmuş denize ve adalara baktım, nefes aldım.
Neyse, akşamüstü internet stresi için, merkür retrosunun son marifeti diyelim, geçelim.



Bu sabah, Suadiye sahilinden...


25 Temmuz 2026 Cumartesi

25 Temmuz Cumartesi

Günün heyecanı VNL yarı finalinde kadın milli takımımızı izlemek ve Çin'e karşı alınan 3 - 0'lık galibiyetle mutlu olmaktı.

Bir de neredeyse gün boyu bazen hızlı bazen daha sakin yağmur yağdı, hava epeyce serinledi.
Akşamüstü yağmurun hafifleyeceğini umarak biraz yürümek istedim. Tabii ki şemsiyemi aldım ve yine de biraz ıslandım. Olsun, yaz yağmur ferahlattı.
Gerçi pek çok yerde fazla yağmış ve su basmış, üzücü...



Mevsimin güzelliklerinden ortancalar,
Geçen senelerden birinden arkadaşımın bahçesinden,

19 Temmuz 2026 Pazar

19 Temmuz Pazar

 Erkek Milli Voleybol Takımımız ilk kez VNL Finallerine gidecek. Bugün son maçlarını İran'la oynadılar. İran maça çok asıldı ve bizimkileri epey zorladı, neyse ki maçı 3 -1 bizimkiler aldı ve çocukların yüzleri güldü.
Dün gece oynanan Dünya Futbol Kupası 3. maçı neredeyse voleybol seti gibi sonuçlanmış, 6 - 4 İngiltere Fransa'yı yenmiş. Doğrusu maçı seyretseydim İngiltere'yi tutardım sanırım. Ve yine seyreder miyim emin değilim, seyredersem şampiyonluk için İspanya'yı tutarım sanki. 

Yazdıklarıma ara verdim, kızıma yardım için. Odasına yerleşme, değişiklik yapma işleri sürüyor. Abisinin odası iken, yıllar önce aldığımız jüt dokuma halı kısmen kütüphanenin ve masanın altında kaldığı için, açıkta kalan kısımları kesip biçerek çıkardı. Kalan açıklığa sevdiği bir kilimi sermeyi düşünüyor. Keyfine göre olur, dilerim.

Bu hafta pazardan Fransız fasulyesi denen aslında bizim taze börülce ile çok benzeyen fasulyeden almıştım, bugün pişirdim, soğanlı, bol sarımsaklı ve az domatesli, görünüşe göre  güzel oldu.



Afrika zambağı deniyormuş buncağızlara, 
Bu sıralar açıyorlar, sık sık gözüme ilişiyorlar.

18 Temmuz 2026 Cumartesi

18 Temmuz Cumartesi

 Dün gece, sanırım bu yaz ilk kez, sıcaktan veya rutubetten ya da benim vücudum öyle istediği için oldukça geç saatte uyuyabildim ve sık uyandım. Sonra sabah  her zamankinden geç uyanarak biraz dinlenmiş hissedebildim.

Threads diye bir şey çıkmış, intagramla bağlantılı, sanıyorum. Bir süredir önüme threads'a katıl çağrıları düşüyordu, ilgilenmiyordum. Bugün ilgileneceğim tuttu, yönergeleri takip ediyordum olacak gibi duruyordu, hem de aa kolaymış, instagramdan bağlanacak işte diye düşünmüştüm. Oysa, adı geçen şey "şifren yanlış" dedi durdu. İki üç kez denedim, sonra deli miyim, o da eksik kalsın dedim, çıktım.

Akşamüstü A Milli Erkek Voleybol takımının Slovenya maçını izledim. Erkek takımımız da son zamanlarda oldukça iyi gidiyorlardı, bugün yazık oldu ucundan kaçırdılar.



Apartmanın bahçesindeki akşam sefaları açmışlar.
Akşamüstü kısa bir yürüyüş yaptım, dönüşte seyrettim onları, şenlik gibiler.,

12 Temmuz 2026 Pazar

12 Temmuz Pazar

 Sabah annemle mutfakta kahvaltı yaparken telefonun küçük ekranından Tayland'la oynayan  kadın voleybolcularımızı izlemeye çalıştım. Kahvaltımız bitince hemen televizyonu açtım, maçın kalanını rahatça izledim. Bu etabın son maçını da gayet güzel aldı bizimkiler. Sıra iki hafta sonraki final maçlarında, arada da erkek millilerin maçları var. Eskiden erkekleri izlemiyordum ama bu sene hiç değilse maç özetlerine bakıyorum. 60'ımdan sonra bir çeşit spor fanatiği oldum, sanki. 

Uzun zamandan sonra ilk kez sadece yürümek amacıyla sokağa çıktım. Eskiden sık sık yaptığım sıradan yürümek eylemini  özlemiştim, fizik tedavi sürerken .fazla zorlamamak için sadece mahallede yavaş tempolu bir tur attım. O bile iyi geldi.

Zamanında seyrettiğim ve çok sevdiğim filmlerden biri "Paramparça Aşklar Köpekler"  MUBİ'ye gelmiş. Bakalım aradan geçen zamandan sonra film hakkında ne düşüneceğim?



Mahallemizdeki çiçekleri tanıyoruz serimiz devam ediyor, zakkumun beyazından sonra begonvilin beyazına geldik.
Daha önce bu cins begonvili Bodrum'da görmüştüm ve arkadaşım adına gelin duvağı denildiğini söylemişti. 
Çiçekler bembeyaz değil, uçlarına doğru uçuk pembeleşiyor, çok zarifler.

3 Mayıs 2026 Pazar

3 Mayıs Pazar

Mayıs ayında kış taklidi yapan bir pazar günü pencereden bakarak, yağmur ve rüzgar izleyerek geçti.

Bayan E. aradı geçmişten bir ortak tanıdığımız hakkında tesadüfen duyduğu bir hikaye anlattı. Vayy dedik, ortak şaşkınlıkları paylaştık. 
Hayat ilginç ve galiba eden bulur düsturuna inanmak gerekiyor.

Kardeşim dün haber vermişti; Eczacıbaşı ve Vakıfbank İtalyan rakiplerini  yendiler, CEV finalinde karşılaşacaklar dedi.
Bu maç kaçmaz dedik, televizyon karşısına geçtik ve az önce biten nefis bir maç izledik, Vakifbank maçı aldı.



Beyaz leylakların fotoğrafı  Hamburg'dan tazecik geldi bugün.
Canım Leylak dalı'na mevsimin armağan olsun. 

2 Mart 2026 Pazartesi

2 Mart Pazartesi

Bugünkü pilates dersinde hocam ağırlıkla çalıştığımız bölümlerde ağırlıkları ve tekrar sayılarını artırdı. O nedenle şimdi her ayağa kalkışımda ayy ay sesleri çıkararak yürüyorum, "no pain no gain" dedikleri gibi.

Bu arada 2026 Kış Olimpiyatlarında, kadınlarda artistik buz pateni birincisi olan Alysa Liu'nun ilginç hikayesi çıktı önüme.
Çok genç yaşında  ( 13 yaşında ) şampiyon olduktan sonra üzerindeki baskıya dayanamayıp sporu bırakmış, üniversite okumuş, dünyayı gezmiş ve geçen sene yeniden sadece zevk almak için buz patenine geri dönmüş ve üzerinde eskiden hissettiği yük olmadan yarışınca bu sene altın madalya kazanmış, hikayesi burada. 



Sabah göz doktoru kontrolünden sonra Şaşkınbakkal'da sahile indim, denize baktım, Erenköy'e kadar yürrüdüm.
Hava yavaş yavaş ısınıyordu, güneş parlaktı, adaların üstünde hafif bir pus vardı.

23 Şubat 2026 Pazartesi

23 Şubat Pazartesi

Kedi kızımız Kontes hanımın artık bir çipi ve bir pasaportu var. 
İlk kedimiz Mişa beyin bilgileri  ( hangi aşıyı ne zaman oldu vb.)  küçük bir defterde yazılıydı. Bir kaç senedir evde yaşayan kedi ve köpeklere çip takılması ve kayıt altına alınmaları zorunlu hale geldi.
Bugün kızım kedisini veterinere götürdü ve işlem yapıldı. 

Kontes'i taşıma kutusuna koymak tam bir savaş verilmesini gerektirdi. Ben kutuyu tuttum, kızım kedisini ve fakat kedicik yılan gibi kıvrılarak kendisini savurup attığı için, ilk bir kaç denemede ikisi birbirine denk gelemedi. 
Sonra ödül maması vererek kandırılan yavru kendini kutuda buluverdi.

Eve döndükten sonra çiçeğim dedi ki "kolum kırıldığında alçıya alırlarken neden sizi dışarıya çıkardıklarını anladım". Kedi kıza çip takılırken bizim kızın içi fena olmuş, gözleri dolmuş. 
Yavrum dedim, teyzeni hatırlasana, kuzeninin kaşı yarıldığında dikiş atarlarken nasıl bayılmıştı.
Geldik mi günün kıssadan hissesine, annelerimizden sık sık duyduğumuz  "yavrum, anne olunca anlarsınız!" noktasına...



Eskiden, yıllar yıllar önce, TRT'de artistik patinaj yarışmalarını seyretmenin en zevkli taraflarından birisi, yarışmalar tamamlandıktan sonra derece alan sporcuların ardarda yaptıkları gösterileri izlemekti.
Meğer, o "gala" geleneği devam ediyormuş, bu sene artistik patinaj yarışmalarını parça parça da olsa izlemiştim, galayı da izleyince tam nostalji oldu.
Fotoğrafların gerçek estetiği yansıtmadığını biliyorum, idare ediniz, televizyondan çektim, bu kadar oldu.

8 Şubat 2026 Pazar

8 Şubat Pazar

Öğlende sahile indiğimde, adaları görünmez hale getiren sis yağmura dönüşme çabası içindeydi. 
Evden çıkıştan itibaren şemsiyeyi bir açıp bir kapatmış, yağmur mu bu ıslaklık yoksa sis mi iniyor kararını bir türlü verememiştim. Anladım ki yağmur sandığım, sisin nemi imiş. 

Gelelim eve alışmakta olan kedi maceralarımıza...
Dün gecenin ortalarında bir sıra, bizim küçük kedi kız oda kapımın önünde miyavladı, hatta bir kaç kere kapıya tos attı, zira çiçeğim arkadaşındaydı ve bizimki oyun arkadaşı arıyordu.
Sabah kalktığımda kedi tuvaletini koyduğumuz küçük tuvaletteki havlu paspasın antrede durduğunu gördüm. Zavallı paspasın duruşundan belliydi ki yavrumuz paspasla güreş yapmış ve onu yenmişti.
Sonra ben egzersiz yaparken koltuğa kuruldu ve "böyle eğilip kalkarak ne yapıyor bu kadın" merakıyla beni izledi.
Kahvaltı  hazırlığı için anneme gittikten az sonra onun insanı eve dönmüş ve bizim kızlar kavuşmuşlar.

Yıllar sonra yeniden Kış Olimpiyatlarında artistik buz pateni yarışmalarına biraz baktım. Yine çok keyifliydi.



Suadiye'de mendireğin berisi bile görünmez haldeydi, çünkü sis ya da bulutlar oldukça yoğundu.
Adalar fotoğrafı da çektim ama her şey puslu ve gri çıktı, burada biraz şekil var en azından.

20 Ekim 2025 Pazartesi

20 Ekim Pazartesi

Bu sabah beni sinirlendiren bir yazışma oldu, bir süre içimden aldım verdim, söylendim. 
Şimdi gülüyorum olana; hayır ne gerek var güzel canımı üzeceğim üç günlük dünyada, hem zaten stres vücuda en zararlı madde imiş, aman yaa buna mı takılacağım dedim ve ohh!
Gerçi not etmeliyim ki 40 dakika yürüyüş, üstüne bir saat pilates, ardından yine 40 dakika yürüyüş derken vücudumun salgıladığı endorfin, seratonin ve dopamin kokteylinin de bu aldırmazlıkta payı olması muhtemeldir. 

Öğleden sonrasını mutfakta geçirdim.
Bir yandan akşamın yemeğini pişirir ve yarının yemeğinin ön hazırlığını yaparken diğer yandan günlük haberleri okudum.
Akşamüstü kardeşim anneme geldi, çay, kurabiye, sohbet üçgenine daldık.
Bugün de böyle geçti işte!



Buncağız, garibim dün avladığı sineği yemiş ve sonra olanlar olmuş.
Sunnycik bütün gece kusmuş durmuş, sneği içinden çıkarmak yetmemiş, içi dışına çıkmış.
Acaba dedim, sinek zehirli miydi?

27 Ağustos 2025 Çarşamba

27 Ağustos Çarşamba

Bugünkü gün, son bir haftada yaşadıklarım arasında  hastanesiz, hastalıksız  filan olmaya biraz daha yakın olandı. İlaçlar devam ediyor henüz ama iyileşiyorum sanırım. 

Maçımızı seyrettik, sevindik, ^kardeşimle yazıştık, heyecanlandık, coştuk, zira Kanada'ya karşı  3-0  kazandık. 

Saçımı boyatmaya gidebildim sonunda, o iş de halloldu.

R.ciğim ile birlikte alışverişe gittik, ayakkabı almak istiyordu, aldı. Dönerken biraz da market alışverişi yaptık, kısa günün kârı oldu. 

Haa, bir de bugün güzel bir kavun yedim, ağız tadı oldu.



Sedum morganium imiş, eşek kuyruğu demişler memleketi Meksika'da,
Bizde isimlendirenler inci tanesi demeyi uygun görmüşler,
Bizim balkondaki komşu yadigarlarından...

24 Temmuz 2025 Perşembe

24 Temmuz Perşembe

Dünkü Afrika sıcağı rüzgarla biraz uzaklaştı ama bu defa da havaya nem yüklendi, hissedilen sıcaklık değişmedi sonuçta. Bir kaç gün daha sabredeceğiz anlaşılan, şu orman yangınları olmasaydı hiç değilse...

Bu sabah pilatese gidip eve döndükten sonra bir kahve molası verdim, 14 Temmuz kutlaması için Paris'te açık havada Eyfel kulesi önünde  verilen bir klasik müzik konserini izledim, dinledim. Harikaydı. 

Akşamüstü Japonya maçını yine kardeşimle yazışarak ve yüreğimiz ağzımızda izledik ve 5. setin sonunda 3 - 2 yenilerek turnuvaya çeyrek finalde veda ettik, üzücüydü. 

Bugün dinlediğim bir melodiyle günü müziklendirelim, Hable Con Ella filminden, Bau - Raquel. 



Kadıköy iskelesine yanaşan şehir hatları vapuru,
Bugünlerde deniz özlemim arttı...

8 Haziran 2025 Pazar

8 Haziran Pazar


Bugün yine voleybol maçımız vardı ve yine hop oturup hop kalkarak izledim ve sonunda çığlıklar atarak maçı tamamladım.
Aslında izledik ve tamamladık demeliyim, çünkü annemle birlikte kardeşimlere gitmiştik. Maç esnasında kısır ve börek yedik, çay içtik,  maç uzadı da uzadı 2,5 saatte ancak bitti.
Bir ara heyecandan kaşınmaya başlamışken baktım kardeşim sakin sakin oturuyor, nasıl böyle sakin duruyorsun dedim,  "ben içimden heyecanlanıyorum" demesin mi! 


Maç öncesindeki diğer önemli faaliyetim dün mayaladığım ekmeği önce mayalama sepetinde dinlendirmek sonra pişirmek oldu.
Fotoğrafları eklerken  sırası tersine oldu, idare ediniz rica ediciim.