Öğlende sahile indiğimde, adaları görünmez hale getiren sis yağmura dönüşme çabası içindeydi.
Evden çıkıştan itibaren şemsiyeyi bir açıp bir kapatmış, yağmur mu bu ıslaklık yoksa sis mi iniyor kararını bir türlü verememiştim. Anladım ki yağmur sandığım, sisin nemi imiş.
Gelelim eve alışmakta olan kedi maceralarımıza...
Dün gecenin ortalarında bir sıra, bizim küçük kedi kız oda kapımın önünde miyavladı, hatta bir kaç kere kapıya tos attı, zira çiçeğim arkadaşındaydı ve bizimki oyun arkadaşı arıyordu.
Sabah kalktığımda kedi tuvaletini koyduğumuz küçük tuvaletteki havlu paspasın antrede durduğunu gördüm. Zavallı paspasın duruşundan belliydi ki yavrumuz paspasla güreş yapmış ve onu yenmişti.
Sonra ben egzersiz yaparken koltuğa kuruldu ve "böyle eğilip kalkarak ne yapıyor bu kadın" merakıyla beni izledi.
Kahvaltı hazırlığı için anneme gittikten az sonra onun insanı eve dönmüş ve bizim kızlar kavuşmuşlar.
Yıllar sonra yeniden Kış Olimpiyatlarında artistik buz pateni yarışmalarına biraz baktım. Yine çok keyifliydi.
Suadiye'de mendireğin berisi bile görünmez haldeydi, çünkü sis ya da bulutlar oldukça yoğundu.
Adalar fotoğrafı da çektim ama her şey puslu ve gri çıktı, burada biraz şekil var en azından.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Hoşgeldiniz!