26 Mart 2026 Perşembe

26 Mart Perşembe

Bugünkü günü latif ve zarif bir hava ile geçirdik, güneş vardı, arada sırada hafifçe esen rüzgar da cabası, mamafih biraz pus vardı, olacak o kadar dedik.
Tahmine göre yarın hava yine ılık olacakmış ve fakat yağmur bekleniyormuş. 
Akşamüstü gurbet kuşumdan "Hamburg'a dolu yağıyor" konulu bir video geldi, havalar her yerde bir garip...

Bugün bir arkadaşımızın doğum günüydü, (bizim kızlar böyle birer ay arayla doğmuş gibiler, bahardan sonra kışa kadar bir ara var) sakin bir yerde oturup yemek yemek ve sohbet etmek artık en güzel kutlama şekli bizim için. 
Bu defa bir Uzakdoğu yemekleri lokantasında oturduk, yediklerimiz güzeldi, sohbet tatlıydı.
Sigara içenler rahat etsin diye dış mekanı tercih etti bizimkiler ve fakat bu defa kedi milleti yakınlarda dolandı durdu, içimizden kedi korkusu olan üç kişi zıp zıp zıpladı, bendenize masaya yaklaşan kedileri yavaşça savuşturmak görevi düştü.



Bir Ege mezesinin adı "balık uçtu", duymuşsunuzdur. 
Bol soğanlı, domatesli ama adının aksine içinde balık bulunmayan bir mezedir.
Hani balık nerde denince de balık uçtu ya işte diye tanımlanır.
İşte o hesap, bu tabak da dondurma uçtu!
Tabakta kızarmış dondurma ve küp kesilmiş meyveler vardı, biz onları yedik bitti ve dondurma uçtu oldu.

25 Mart 2026 Çarşamba

25 Mart Çarşamba

Bu sabah bir haftadan sonra güneşle başladı, akşamüstü bulutlar yeniden arttı ve hava ılıktan soğuğa doğru döndü, ama olsun; güneş moral veriyor insana. 

Bugün kendimce önemli, biraz da gözümde büyüttüğüm bir iki işi hallettim. 
Kızımın izin günüydü, kaç günden sonra birlikte kahvaltı yapabildik.
Kardeşim geldi, annemde oturduk, çay içtik, börek yedik.
Akşamüstü kardeşimi geçirmeye çıktığımda biraz onunla yürüdüm, biraz kendim adımlarımı saydım.
 
En sonunda saat 19'daki Eczacıbaşı - Vakıfbank voleybol kupası maçını seyretmek için televizyonun karşısına geçmek üzere  kendime sandviç hazırlarken, ton balığı konservesi kutusu açma çalışmam sırasında parmağımı kestim, güne nazar boncuğu olarak...  



Baharın başlıca ayak seslerinden birisi değişen meyve çeşitleri,
Çilek bu mevsim meyvelerinde başı çekiyor...
 

24 Mart 2026 Salı

24 Mart Salı

Dün gece uykum önceki gece gibi yine parçalıydı; uykuya zor daldım, sık uyandım, 4-7-8 nefesleri, kitap dinlemek filan gibi destekler pek az işe yaradı. 
Sağlık insanları "uyku önemli, uykunuza dikkat edin" dedikçe inadına uykular kevgire dönüyor, sanki.
Demem o ki bugün işleri ağırdan alabildim, yavaş hareket ettim.

Büyük hareketlerle değil, neredeyse sükunetle kendini ifade eden ve bu haliyle insanı derinden sarsan, sorular sorduran bir filmdi. 

Akşamüstüne doğru mahallede genişçe bir çember çizdim. Annem pijama pantolonu istemişti, şansım yaver gitti ve buldum, üstelik aldığım beden anneme iyi geldi ve beğenildi, daha ne isterim?



Mahallemizin yapraksız /çıplak manolyası açmış,
Bu defa erken değil, tam mevsiminde ve pembiş pembiş...

23 Mart 2026 Pazartesi

23 Mart Pazartesi

Meğer havanın nazlanması bayram nedeniyle değilmiş. Gün boyu hava soğuktu, kapalıydı ve öğleden sonra yine o sprey yağmurumsu gezindi havada. Havada gezindi diyorum, yürürken bir nem hissi oluyordu ancak yerin ıslandığına dair bir gözlemim olmadı.

Bu hafta bayramın ilk gününe denk gelen pazarımız açılmamıştı. Evde olanlara ek yapmak gerekti, pilates dönüşü markettir, peynir, yoğurt, yumurtadır alınacaklar sıraya girdi.
Sonra yemek yapmak için mutfağa girdim. Bu arada son yaptığım karabuğdaylı krik kraklar hemencecik tükenmiş olduğu için, yeni fasıl da aradan çıktı. Artık elim alıştı, kıvam tutturmak sorun olmuyor. Bir de bu defa zeytin ezmesi ve kekikli yaptım, güzel bir çeşni oldu.

Sabah radyoda bir kaç parça Bach dinledim. Jacques Loussier Trio çalıyordu ve bildiğimiz Bach parçalarını jazz formunda yorumlamışlardı.



Fotoğraf 9 sene öncesinden tam bu günlerden,
Kamelya nasıl güzel açılmış, bu sene henüz öyle bir görüntüye rastlamadım.

22 Mart 2026 Pazar

22 Mart Pazar

Şu son günlerde,  dünyadaki gerilim ve ülkemize yakın coğrafyadaki etkileri bizi de geriyor diye düşünmeden edemedim. Zira bu bayram bir türlü bayram havası içinde olamadım, günlük küçük olaylar nedeniyle fazlasıyla gerildim ve sonuçta sırtım kaskatı kesildi. 

Ne oldu mesela, kızım bayramı hasta geçirdi, kızımın bizde misafir kalan arkadaşıyla pek ilgilenemedim, zira annemin yardımcısı izinliydi ve iki ev arasında mekik dokumam gerekti, bu arada kedi hanım bir dolu yaramazlık yaptı ve en sonunda yatak örtüme çiş yaptı. 
Aslında gerçekten normal zamanda daha kolay geçiştirilecek hal ve gidiş -belki böyle üst üste gelince ve aslında neşeli zamanlar hayal etmişken terslikler olunca- beni yordu. 

Bugün öğlen saatlerinde küçük dayım ve yengem annemi ziyarete geldi ve bayram biraz bayram gibi oldu. 
Bir de akşamüstü bizim kız gruplarından birisiyle görüntülü konuşacağız. Bayram vesile oldu, bir görüşelim dedik ama saatini ayarlamak ciddi bir iş oldu. 
İşte böyle...


Dün sahilde yürürken hava puslu ve bulutluydu, adalar hayal meyal görülüyordu.
Sahildeki mendireği ancak biraz fotoğrafın ışığıyla oynayınca  böyle görüntüleyebildim.

21 Mart 2026 Cumartesi

21 Mart Cumartesi

Cemre düştü dediğimiz günlerde hava genellikle soğuk olur ya, bu sene  nevruz günü de cemreleri taklit etti sanırım; hava hiç de baharın başlangıcı sayılacak bir günmüş gibi değil, kış ortası gibi, soğuk ve yağışlı. 
Neyse, bu sene de böyle olsun varsın. 

Öğlenden sonra sahile doğru yürüdüm, deniz havası aldım, nefeslendim. 
Eve dönerken bir minik saksı sümbül aldım. Mahallemizin çiçekçisi Songül hanım "abla sen bu soğanları sakla, seneye de açacak" dedi. Bu ifadeye inanmayı tercih ettim, seneye göreceğiz umarım. 

Bu bayram pek hareketli geçmiyor.
Dün kardeşim, yeğenim, eniştemle annemde bayramlaştık. 
Kızım bayram hediyesi olarak nevazil olduğu için kendisini evde izole ediyor.
Annem büyük abisini görmeye gitmek istiyordu, biz de niyet etmiştik. Hava muhalefeti nedeniyle bu projemizi haftaya ertelemenin yaşlıların sağlığı açısından daha doğru olacağını düşündük.
Bugünün hoş anları yadellerdeki yavrularla konuşmak, bir kaç arkadaşla telefonlaşmak ki en güzel bayram bu.



Sümbülleri hem uzun süre dayansınlar hem de Kontes kedinin şerrinden korunsunlar diye düşünerek balkonda gözümün erişeceği bir noktaya konuşlandırdım.

20 Mart 2026 Cuma

20 Mart Cuma


Bugün  soğuktu ve yağmur yağıyordu.
Eğer kurban bayramı olsaydı, kurban kanlarını akıtmak için yağıyor denirdi. Bu defa yağmur bereket oldu, umarım.

Akşamüstü kısa bir yürüyüş yaptım,  mahallede turladım.
Minik parkımızdaki akçaağaçlardan birisi yavaş yavaş yeşerme niyetinde sanırım.
Hava nedeniyle bir türlü netleyemedim, olduğu kadar diyelim