15 Ağustos 2026 Cumartesi

15 Ağustos Cumartesi

 Günün özetini ana başlıklarla vereyim:

- Sabah bir örtü silkelemek için pencereyi ve sinekliği açmıştım. Rüzgar o kadar şiddetliydi ki ters açıdan sağanak halinde esti ve sineklik menteşesinden koptu, uçtu, apartmanın otoparkına açığa düştü.
Hemen bahçeye indim, kimseye bir şey olmadığına sevinerek sinekliği aldım. Dönerken apartman kapısında değerli komşularımızdan birisiyle karşılaştım, küçük oğluyla birlikte otoparka gidiyordu.
Kendisinin selam vermek konusunda ilginç bir davranışı var, benden küçük ve erkek olmasına rağmen sadece ben selam verince selam veriyor. Bu defa da öyle oldu.
Bir konuşma olsun diye, elimdeki sinekliği gösterdim ve rüzgardan uçtu, düştü, neyse ki aşağıda kimse yoktu dedim. Beyefendinin cevabı şöyle oldu "arabalara gelmemiş, malum komşular titizlenebilir".
Yaa evet, dedim ve asansöre yürüdüm. Asansörde yukarı çıkarken düşünüyordum, nasıl bir anlayıştır bu, ben bir cana  zarar gelmedi diye seviniyorum, adam mal derdinde...  ( Şu üç noktayı siz tamamlayın artık. )

- Suadiye'deki Remzi Kitabevi kapanıyormuş, neden yahu? Ne anılar ne kitaplar geçti yıllarca. 
Bir devir kapanıyor, çok üzücü.

- Bugün oğulcuğumun doğum günü. Dört senedir doğum günlerini uzaktan kutluyoruz, yine öğle oldu, görüntülü konuştuk. 
Orta ve Kuzey Avrupa'daki serin yazlarda geçen üç seneden sonra, doğduğu yılın en sıcak gününde dünyaya gelmiş olan çocuğum, ilk kez bu yaz doğum gününü güneşli bir günde kutlayabildiği için sevinçliydi.


Karaköy Kadıköy motorunun camları rüzgarın taşıdığı deniz suyunun tuzu nedeniyle dışarısı görünmez hale gelmişti.
Tarihi yarımada açıklarından geçerken, kış günüymüş, dışarıda yağmur yağıyormuş ve içerisinin ısısından camlar buğulanmış gibi hissettim.
Oysa sadece rüzgar ve deniz tuzu. 

8 yorum:

  1. Ben de bir önceki posttaki gibi bir tablo sandım, bilgisayar marifetli :D
    İlk anne oluşunun yıldönümü kutlu olsun S.'cim!
    Komşunun cevabı gerçekten şaşırtıcı, aslında sen ona diyorsun ki "ucuz kurtuldun, sana gelebilirdi", onu bile anlamıyor.
    Rüzgârdan benim de saksımın altlığı uçmuştu dün. Bahçeden gidip aldım. Saksıyı içeri almıştım korktum rüzgarda çiçekler kopar diye.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilgisayar marifeti değilse de foto programıyla rengi biraz aydınlattım, camlar tuz içindeydi, dışarısı görünmüyordu. :)
      Teşekkür ederim Arpiciğim, ilk bebeğim koca adam artık, gerçi ikincisi de öyle ya.... :) )
      İnsanlar kendi zihinlerinden dışarı çıkamıyor, dar pencereden bakmak marifet gibi.

      Sil
  2. canım benim, yaşgünü kutlu olsun oğulcuğunun. her şey gönlünce olsun her zaman...
    bu "estirikli" komşu profilleri çok alem. bizde de bir kadıncağız var. bir gün selam veriyor ve gayet samimi, senli benli konuşuyor, diğer gün beni görünce yüzünü çeviriyor. dengesizlik de en başedemediğim şey şu hayatta, o yüzden onunla karşılaşacağım zaman çok geriliyorum nasıl bir ruh halinde olacak acaba diye :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Şulem. <3
      Yani, bir selam vermek de bu kadar hesapla yapılacak bir şey değil ki, anlamıyorum bu asosyal tipleri.

      Sil
  3. Ben de suluboya resim sandım ne güzel😘 benim de etrafımda var böyle garip selamlaşmaları olan, ben inatla selam veriyorum belki bulaşır nezaket diye…

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de hep selam veriyorum, belki öğrenirler insan olmayı...

      Sil
  4. Ay adsız gitti yorumum yukarıdaki benim🙈

    YanıtlaSil

Hoşgeldiniz!